Yersiz yurtsuz, biçare benim için özenle seçilmiş sözcüklerdi. Hiçbir yere ait olamıyordum. Nereye gitsem bir boşluk, bir yarım kalmışlık oluyordu, zaten gittiğim yerler de beni içine tam oturtamıyordu. Kendime ait diyebileceğim bir köşem, bir ağacım, bir evim yoktu benim.. Ben hep misafirdim, bir dünya misafiri. Oradan oraya savrulurdum bir yaprak gibi, evet evet bir çınar yaprağı gibi.. Mevsim geçişlerinde göç eden kuşlar misali, hep bir hareketlilik, konar göçerlik..
Sabit bir yerim olmadığı gibi sabit insanlarım da olmadı hayatımda. En fazla bir dönemimi paylaştım onlarla. Hayatlarına girdim, sonra sessizce çıkıp gittim.Kimsenin hayatında kalıcı olmaya çalışmadım. Bilirdim çünkü, bir gün herkes unutulurdu ve onlar unutmadan ben kendimi unutturmayı seçtim.
Gitmek kolay değildi, ben zor olanı seçtim. Gökyüzü benimdi nasılsa, dolaştım altında ordan oraya..