Seyre çıktı civanım, arar durur gülşeni
Sürdü dört nala menzil etti şems’ini
Bozkırı, dağı, taşı durmadı aştı geçti
Erişti göz alıcı bir ahdâr-ı beldeye
Oturdu bir tepeye seyir eyledi bir an
Yâri bulmalıydı artık çok geçmeden zaman
Sürdü yeşiller arasından aşağı civan
“Bir eski camii avlusu”nda buldu kendini
Dualar etti açtı ellerini semaya
Kavuşmak içindi her şey yalnız canâna
Bir ilahî umut düştü içine o anda
Mecnûn oldu yürüdü yine aşk bağından
Dolaşırken beldeyi, duydu bir ney sesi
Duraksadı birden, bu hoş sese kulak verdi
Bakmak istedi civan, gözünü bir nur kesti
Ya’kûb olan gözleri açıldı yâr nuruyla
Gül-i ra’nâ gibi nadide gül bağında yâr
Bakışlarıyla gönül iktidârını yıkar
Yüz sürmek istedi aşık, oldu canân esrâr
Ah-i zâr oldu çeşmi, rüyâdan firkat etti.