Kayıt Ol
Oca 11, 2019
146 Views
1 0

Günah Bunun Neresinde

Written by

hava kasvetli yer ıslak toprak çamur
belli ki
gökyüzden sıkılmış bulut yere daha yakın
kim kırmışsa kalbini gözleri dolu dolu
dokunsan ağlayacak
görünen o ki çok üzgün çekip duruyor burnunu
gözyaşı çok yakın ha aktı ha akacak
oturuyorum Fransız balkonda fiskos masamda
seyrediyorum renkli camdan olup bitenleri
ara sıra gök gürlüyor nedense şimşek çakmıyor
şimşek de anlamış elektrik faturası pahalı
yağmur damlaları düşüyor tek tük cama
her damla sokakta kızak kayan çocuk gibi
kayarak kovalıyor birbirini
yetişebilse bilirim nasıl atacak kızaktan aşağı
her dakika sıklaşıyor cama vuran damla
düşen her damla bir melodi
beste harika
önce Mozart’ın “Sihirli Flüt” operası arkasından
Türk Marşı
sonra ünlü müzik dehası Beethoven’dan bir senfoni
nasıl anlatmalı bilmem ki
bugün günlerden cuma
diyorlar ki müzik hem haram hem günah
hadi oradan mı desem yoksa
daha uygun bir cümle mi kursam
bak Tanrı’nın sazından dökülen nağmeler
nasıl da hoş geliyor kulağa
gözü kapalı dinliyorum yağmur sesini gök gürültüsünü
çok ahenkli çalıyor sazlar,
Do ile başlayıp Si’de bitiyorlar
ara nağmeler es’ler solfej hepsi yerli yerinde
doğa bir bestekâr, yağmur da ‘saz’sa günah bunun nesrinde?

Necati Kavlak
11.01.2019 Manisa

Kavlak Necati

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Şiir

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.