Aklımın kanayan yerlerine
Bulutlardan pansuman yapıyorum.
Ağırlaşmışım bir gök gibi
Yollara kar yağıyor avuçlarımdan ;
Yollar ölümün habercisine dönüşüyor.
Kefen giymiş yığın yığın topraklar
Hüzün kokuyor kışın ayak bastığı sokaklar.
Batan her güneş yeni bir karanlık doğuruyor penceremde
Sabahların saklandığı tepelere bakınca
Gökyüzünün çaresizliğini görüyorum.
Her gece daha fazla bileniyor özlemim
Sanırsın yıldızlar büyülü bir bıçak
Birkaç parça dua biriktiriyorum ellerimde
Herkes bildiği dilde okuyacak.