Devam ediyoruz hayal dünyasının güzel kıvrımlarında bu güzel satırlar aracılığıyla.
O mükemmel sahil kasabasını bırakıp Karadenize yerleşelim mesela bu defa da. Şöyle güzel ve yüksek bir yaylada olsun evimiz. Tatlı tatlı komşularımız olsun, bulutlarla iç içeyken yudumlayalım çaylarımızı. Şehri veya kasabayı yukarıdan izlesin evimiz. Oksijen çarpmasına alışsın yüzümüz, bedenimiz.
Yazın dahi olsa baddaniyelerimize sarılmaya devam edelim. Çoğu kez kapatsın güneşi penceremize kadar gelen bulut. Hava hep kapalıyken bile içimizde doğsun güneş bütün parıltısıyla ve inandıralım insanlara, güneş yokken de doğabileceğini içimizde. Arada mecburi seyahatlerimiz olsun metropollere ve bir kez daha şükredelim yaşadığımız güzel, temiz ve sakin yere. Yine şükredelim tatlı komşularımızın varlığına. Şükredelim çünkü malum artık karşı komşuyu bile tanımıyoruz hani. Alışalım yağmura ve kaçmayalım artık ondan, bilelim zararı yoktur çoğu kez ıslanmanın yağmurda.
Yaşlanalım sonra bu güzel iklimde ve geçmişimize teşekkür edelim. Teşekkür edelim çünkü bizi iyi besledi o iklim, o mutfak, o insanlar… Zamana yatırım yapmamıza yardımcı oldu bu güzel yöre ve sağlığımız perçinledi zamana karşı. Kırmızı yanaklı yaşlılar olarak dolanalım ortalıkta daha sonra. Onca kırmızı yanakla beraber…