
hep öyle olur ya,
gidenin ardından sadece izlemek kalır geriye, gitme diyemezsin çünkü tercihini çoktan belli etmiştir.
biraz zaman geçsin istersin,
daha dur, yeni gitti, bir sonraki gidişe bu kadar kısa zamanda adapte olamam dersin kendi kendine.
sonra o kişi belirir,
bir vapur seyahatinde veya herhangi bir muhabbet esnasında
konu açılsın diye konuşulan,
aynı kitabı okuyup, aynı cümlelerde anlam bulduğunuz,
aynı karakterlerle büründüğünüz bir kitapta,
veya ne bileyim,
tamamıyla rastlantısal olan şu dünyada,
hiç beklenmedik bir anda belirir böyleleri.
oysa onu ilk gördüğünüzde veya saçma sapan konuşurken o,
siz çoktan belirlemişsinizdir sonunuzu
acaba bu nasıl gidecek,
son cümleyi nasıl bitirsem,
gibi uçsuz bucaksız sorularla kaplarsınız beyninizi
yormayın kendinizi,
o gidecek,
siz de yaşayacaksınız,
tüm güzelliğiniz veya çirkinliğinizle varolduğunuzdur,
varolduğunuz,