Ara 12, 2019
137 Views
0 0

Hayal Dünyamdan Bir Resim!

Written by

Ihlamurlar çiçek açmış
Gökyüzü parçalı bulutlu
Yarısı güneşli bir gün
Güneş, saklambaç oynayan okul çocukları gibi
Bi açıyor, bi saklanıyor, bulutların arkasına
Rüzgâr sıcak mı essem, serin mi kalsam kararsızlığı içinde
Bazen serin bir rüzgâr yalıyor yüzümü, sonra sıcak bir esinti, okşuyor yanaklarımı
Ara sıra yağmur taneleri dökülüyor bulutların arasından
Yağmur yüklü bulutlar kucaklaşınca gökyüzüyle, şimşek çakıyor, gök gürlüyor, dağın zirvesine
Ormanın derinliğinde, kır çiçekleri ile bezeli çayırların arasında yılkı atları oynaşıyor.
Yağan yağmura, çakan şimşeğe, gök gürültüsüne aldırmadan
Yürekleri kim bilir nerede
Hayalleri kimlerle birlikte
Bahar son günlerini yaşıyor
Otlar taze mi taze
Çiçekler canlı
Böcekler hareketli
Ihlamurlar çiçek açmış
Mis gibi kokuyor
Kirazlar dallarında çeşit, çeşit, meyveler görücüye çıkmış genç kız gibi süzülüyor
Gelip geçenlere el sallıyor
Erikler sulanmış, yenidünya ayva gibi sarımı sarı
Dağ laleleri, sümbüller, zambaklar, papatyalar baharı bitmeyecekmiş gibi yaşamanın keyfini çıkartıyor
Atlıkarıncalar sessiz yürüyüşe çıkmış
Toplu sözleşme imzalayacak emekçi gibi heyecanlı
Kelebekler, uğur böcekleri, bal arıları, daha birçok kanatlı uçuyor kır çiçekleri arasında
Serçeler, güvercinler, saksağanlar, kargalar kanat çırpıyor, gün içinde
Kınalı keklikler ötüşüyor dağ yamaçlarında
Tavşan yavruları yuvasında annesini bekliyor.
Tilkiler kurnaz mı kurnaz avının peşinde
Ya ben neredeyim
Bunların neresinde
İşte bu soru cevapsız
Bazen çayırın çimenin üstünde, bazen kır çiçekleri tarlasında
Bazen de hayallerimin dehlizine gömülmüşüm
Hayal ile gerçeğin kesiştiği yere
Ne bir adım önde, ne bir adım arkada. Kaf dağının arkasında masal dünyasın zirvesinde…

Hayal Denizi
Manisa

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Şiir

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.