Tam her şeyi bırakıp gidecekken neden geri döner insan?
Ya sancısı tutar yine eski mutlulukların ya da yeni boşluklar korkutur kim bilir. Tartısı yok ki duyguların hangisi daha ağır basacak bilelim. Sınırı çizilmiş, şekli belli ama içini doldurmamız gereken bir bir soyutluğumuz var hepimizin adına ne dersen de. Bilinmeze yolculuk için bavul hazırlamak gibi bu. Biraz yazlık biraz kışlık anılar, olmadı bahar kokulu yalnızlıklar, dolmadıysa sonbahar hüznünü tıkıştırıp sıkıca kapatalım fermuarı. İşte hazırız bırakın yolculuk başlasın. Nasıl olsa bunlardan başka giyecek bir rolünüz olmayacak üzerinize.
Yeryüzü ve gökyüzü arasına sıkışmış şu bedenlerimizle neden sığmayız hala kabuğuna yeryüzünün anlamıyorum. Tamam herkes ayrı tonlarda ve ayrı vurgularda yaşar hayatı kabul ama sınırın var unutma. Düşen her yağmur damlası başka bir lezzetli farklı dillerde, güneş her gözde aynı ışıldamaz, çiçekler bile değişik renge bürünür herkese. Tüm bunlara evet de,
Tam her şeyi bırakıp gidecekken neden geri döner insan?
Ya cesareti yoktur başka bavullardan yeni roller giymeye ya da kendine sürgün bir hayattır ezberlediği sadece.
İşte hepsi bu…