Zaman mı bizi harcıyor biz mi zamanı harcıyoruz belli değil. Kurbağanın birine demişler ki; “seni keserek mi öldürelim yoksa haşlayarak mı?” Kurbağa “haşlayın” demiş. Kurbağayı kaynar suya atmışlar “çıkarın beni bunun kesilmekten ne farkı var” demiş. “Farkında olmadan öldürün beni” demiş . Nasıl demişler. Kurbağa : “tencereye soğuk suyu doldurun ocağa koyun, beni de içine atın, Ocağın altını kısın yavaş yavaş ısınsın kaynadığını fark ettiğim anla öldüğüm an aynı olacaktır.” demiş.
Zaman tenceredeki su , biz kurbağa. Hangimiz yaşlanırken farkında olabildik. Aynaya bakıp yaşlandığını fark ettiğinde bir önceki aynaya baktığın tarihin dün olduğunu düşünüyor insan. Zaman farkındalıkları uyuşturan salgıya sahip cardın gibi. Cardınlar bir insanın burnunu kulağını yemeden önce o bölgeye salyasını akıtır , salyasının lokal anestezi yapma gibi bir özelliği vardır. Kişi uyurken burun ucu yada kulak gibi kıkırdaklarının yendiğinin farkında olmaz bu yüzden . Sabah kalkar bır de ne görsün burnunun ucu yok. Her insanın farkındalıkları farklıdır. Kimisi daha duyarlı kimisi değil. Sadece herkes için geçerli olan zamanın nasıl hızlı geçtiğinin anlaşılmamasıdır. İlginç bir estantane dinlemiştim bu konuda. İnsan ömrünü makaraya sarılmış bir ip gibi düşünün. Makara ip dolu iken makaradaki ipi ağır ağır sararsınız, İp azaldığında sarmaya devam ettiğinizde makaranın çok hızlı döndüğünü görürsünüz. Ve muhtemelen ip sararken ya biriyle muhabbet ediyor ya da içinizden aklınıza gelen bir konuyu düşünüyorsunuzdur. Ne hikmettir ki makaradaki ipin azaldığının farkına makara hafiflediğinde varıyorsunuz. Ömürde böyle![BEYİN-AĞAÇ-2[1]](https://gencyazi.com/wp-content/uploads/2016/06/BEYİN-AĞAÇ-21-300x210.jpg)
Annem 65 yaşında. Ona sorarsanız en güzel yaş onun yaşı. “Benim şuan ki yaşım dingin, huzurlu ,herşeyin tadını telaşsız ve katıksız alıyorum” der. Ve hiç öyle 30-40 lara özlemi yoktur. Bizi telaşa sokan galiba farkında olmadan geçme ozeliğine sahip 20 ve 30 lu yıllar. Kontrolumuz altında olmayan şeylerin bize hissettirdiği tedirginliği yaşatıyor. Oysaki 65 li yaşları yaşayanlar çözmüş olayı. Doğada hiçbir şeyin kontrolümüz altında olmadığını çözmüşler , suyu akışına bırakmışlar, akan suyu seyredip tadını çıkarıyorlar. Bu tadı çıkarmak için 50 yaş üstüne gelmemize gerek yok sanırım . Kopya çekip onlar gibi bakabilmeyi öğrenmek sorunu çözecektir diye düşünüyorum.Hayattaki en değerli armağan olan zamanı, kime hediye ettiğinize dikkat edin. Ömür dediğin bir ezana, bir selaya bakar.