İlham.Benim ilhamım ete kemiğe bürünmüş küçük bir kız çocuğu.Henüz beş yaşında,sapsarı iki yandan bağlanmış saçlarının çevrelediği beyaz yüzlü kanatsız melek.Mavi gözleri yüzünde her daim parlayan,tebessümüyle onlarca şiir yazdıran bir peri.
Bazen sormadan odama pat diye dalan,bazen günlerce bağırıp çağırsam da gelmeyen inatçının teki.İlham.Geldiğinde tekin durmayan,sürekli etrafımda yaramazlık yapan,bir şeyler yazdırana kadar pes etmeyen cadı.Yazdığımda ise o tatlı sesiyle kahkahalarını serbest bırakıp odamdan koşarak uzaklaşan oyunbaz.Benim ilhamım her şeyden,herkesten tatlı.
Bazen otobüste müzik dinlerken bir anda yanıma oturur,göz kırpar bana.Merakla bakar birşeyler bekler gibi.Pes edip telefona karalarım birkaç cümle.Durağa geldiğimizde habersiz iner hemen.
Bazen yolda yürürken rastlarım ona.Hüzünlü bakar bu defa gözleri.Ağladı,ağlayacak derken koşar gelir sarılır bacağıma.Teselli ederim kelimelerle.Bir şiir hediye etmemi bekler dört gözle.Sürpriz yapmayı sever ama sürpriz yapılmasından hoşlanmaz hiç.O olmadan yazmama izin vermez mesela.Kıskançtır da.Hep onun istediği gibi olur.Yazsam da o varken yazdıklarım gibi olmaz hiç.Anlar gibi güler bana imayla.
Bazen kitap okurken gelir bulur beni.Rahat vermez bir türlü ne kitabıma,ne de bana.Kızarım gitmez,bağırırım gitmez.Dediğim dediktir,bir o kadar da ukala.Kitabı kapatır,başlarım onun gönlünü almaya.Tatmin olunca pembe elbisesinin eteğini savura savura yürür arkasına bakmadan.Ben de tebessümle izlerim onu arkasından.
Şimdi ise oturmuş kucağıma,türlü şımarıklıklarla kendisini yazdırıyor bana.Bu yazı bittiğinde ise yanağıma kocaman bir öpücük kondurup,kucağına hayal ismini verdiği oyuncak bebeğini alarak usulca kapımı açıp çıkacak odamdan.Belki de ben uyuyana kadar başımda bekler,belki beraber sarılarak uyuruz onunla.Bilmiyorum.Küçük cadının istediği gibi gerçekleşiyor genelde.
