Yalnızlık kapılarını çalıyorum geceleri
Yıldızlara şarap ısmarlıyorum, dostum diye.
Kapılar kırılıyor, yıldızlar dökülüyor, unutuyorum heceleri..
Ömür denen şeyin, heba olması niye?..
Sıralar seçiyorum kendime, ölümü seyretmek için.
Son fetvasını vermişti ölüm geçen gece..
Yanımdan ayrılışını hissediyorum ben adında bir gencin..
Ayrılık sevmiş o da ben gibi, nice..
Yalnızlıktan çeviremiyorum gözlerimi, her yerimi kaplamış.
Tenime dokunuyor o kirli elleri.
Masum bir çocuğu katledip, cehenneme saklamış.
Sesime değdi ya bugün sesin, serinletti alevleri..
Yeniden doğmayacak güneş belki senli hayallerime..
Ya da ıslatmayacak yağmur bizi birlikte..
Çiçekler gibi kokan tenini koklayamayacağım;konuksun yalnızca düşlerime.
Senin için kırdığım onca masum dize,sensizlik gibi incecik bir ipte..