İlk kafesin içine fahişeleri koymuşlardı sanki her şeyin kötü bir yanı var der gibiydi manzara ve hemen yanında onları satan pezevenklerle dolu bir kafesin önünde gezerken dişi goril pezevenklerin suratına tükürdü.Yavru maymuncuklar da aynı hareketi yaptı.Pezevenkler alışmış gibiydiler hiç bir tepki vermediler.Sonraki kafes, politikacıların yer aldığı bir tüneği andırıyordu.Pek çoğunun pezevenklerle arkadaşlığı aslan ve kaplanlardan oluşan güvenlik görevlilerini hoşnut etmiyordu aslında.Arada bir kükrüyorlar ,pençelerinin tadının onlar için hiçte iyi olmayacaklarını göstermek istercesine gözdağı veriy orlardı.Bir fil çekirdek ailesinin pür dikkat izledikleri bilgisayarlarından gözlerini ayırmadan oyun oynayanlardı.Of çok eğlencesiz dedi küçük fil sonrada hortumuyla bir taş aldı ve en ön safta duran oyun manyağının kafasına attı .Manyak sersemlemişti ki anne filin hortumunu ensesinde hisseden yavru fil de bir ileri bir geri gitti tam yere kapaklanacakken anca durdurabildi kendini..Onlar da can taşıyor dedi anne fil ve umursamazca diğer bölmelere doğru yöneldi.Arkadan baba fil ve tosuncuk da geldi.
Bir şempaze grubu merhamet ve anaçlık duygularıyla yoğunlaşmış, sokağa terk edilmiş bebelerin bulunduğu paravanın önünde kamp kurmuşlardı adeta.Bebelere dokunmak , sevmek istiyorlardı hepside..Kafesler arasında dolaşan aslanlar gelip bebelerin gürültüye karşı hassas oldukları aksi halde hırçınlaşabileceğini defaatle yineliyorlardı.Bir tavus kuşu hayretle ve birazda kıskançlıkla bir palyaçoya bakıyordu .Palyaçonun suratı alabildiğince renklerle bezeliydi.Tavus kuşu renkleri aklında tutmak için tekrarladı bir süre…Sonra ilerdeki şarkılar söylenen yere gitti, hemen herkes ordaydı.Kafesin üzerinde “meşhur kendini bişey sananlar bölümü” yazıyor.Bu insaniyet bahçesinin en gözde bölümü.Kafesin içinde o kadar değişik konum ve karakterde insancık vardı ki diğer yerleri gezmeden burada zamanı dolduran hayvanlar vardı.Ee bundan iyi bir gelir ettiği için bahçenin müdürü Mr.Zürafa çok memnundu.Kendisi bile zaman zaman bu kafesin önünde saatlerce düşünceye dalardı.Kimler yoktu ki o tünekte ,yazarlar, çizerler,söyleyenler ,oynayanlar…Hepsi riya ,kibir, kıskançlık ,hased duygularıyla besleniyordu.Bazen kavgaya tutuşuyorlardı.Neyseki kıdemli aslan olayın uzamasını hemen önlüyordu.Artık yaşlanmıştı daha fazla bu kafestekilere dayanamadığını, emekli olacağını söylemişti müdüre.Yeni biri gelene kadar işini yapıyor, kükrüyordu.
Kapanış saatinin geldiğini anons etti sincap..Bütün hayvanlar kafeslerin önünden şöyle bir yeniden geçerek çıkış kapısına yöneldiler.Kaplanlar bahçede kimse kalmaması için kontrol ettiler zira kafeslerin herhangi bir kontrolsüzlük anında açılması sonucu insanlar tehlike açabilirdi.Son çıkış için bir anons daha ve sonrasında kapılar kapandı dikkatli bir biçimde.Daha pek çok kafesi göremediğinden yakınıp tekrar geleceğini söyleyen hayvanlar usul usul evlerine yol aldılar.