Karanlığın içindeyim. Sahi ulan kaç dakika sürer ölüm? Tek cevap bulamadım. Ölümü yaşamam gerekiyor. Ölmek için ise yine yaşamak. Kadehimi Tanrı’ya kaldırıyorum sanırım onunda bir kaç duble rakı içmesi gerekli yoksa ölür müydü bu kadar çocuk? En azından bu kadar ölmezdi. Rakı güzeldir. Sessizlik oldu ah Tanrım bomba seslerinden sağır olmuşuz sizi bile duyamaz olmuşuz. Beyaz ışığı kaç çocuk daha görecek söyler misiniz? Anadolu yahut başka bir yer başka bir insan doğası ne zaman yıkanacak ne zaman kurtulacak bu kan kokusundan? Ölmek ne zor şeydir o yaşta oyuncak arabaya binmek yerine mezara girmekte kimin haddine? Kim oluyorsun da ölüyorsun oğlum/kızım diye sormaz mı anası babası daha senin yaşın kaç evinden uzaklara gidiyorsun demezler mi? Derler.
“Tanrım siz şu uzun Anadolu’yu çocukluk günlerinizde mi yarattınız?” Cemal Süreya.