“Iphone kıran o insanların görüntülerine yeterince güldüysek, birkaç not eklemek istiyorum.
Tayyip Erdoğan’ı bir devlet adamı olarak seversiniz, sevmezsiniz, ona bir lafım yok. Özgürlükçü sol çizgide duran biri olarak bu rejimden hazzetmediğimi dostlar bilir. Ancak Erdoğan’ın çok başarılı oynadığı, kendine özgü bir popülizm hamlesini çok hafife aldığımızı düşünüyorum. Neredeyse tarihsel bir birikimin sonucu olan bir krizde hedef olarak Iphone’u seçmesi hiç de rastlantı değil. Daha önceki tarihsel kriz olan 15 Temmuz’da da baş karakter oyuncusu bir Iphone’du, hatırlıyor musunuz? Her iki krizde de aynı şeyi yaptı, insanları oyuna kattı. Yastık altındaki birikimlerle krizin çözülmeyeceğini en iyi bilen kişi Erdoğan’dır ama bunu yapmakla insanları birer yandaş olmanın ötesinde, yardımcı, müttefik haline getiriyor. Uzun yıllar boyu yaşadığı bütün yoksunlukların nedeninin “elit” ve “entel”ler olduğuna inandırılmış bir kitleye devleti, ekonomiyi vs. kurtarma payesi dağıtıyor. Şu anda Iphone kıran, o gençler ülkeyi kurtardıklarını düşünüyorlar. Bu da onları reislerine daha sıkı bağlıyor. Bunun adı, krizi fırsata çevirmektir. Krizi birlikte aştıktan sonra geriye kalan tortu, önceki vakada OHAL, şimdi yaklaşan enflasyon girdabı filan çok dert değil, ödenebilecek cüzi faturalardır. Ama devleti, ülkeyi, ekonomiyi kurtarmış olmanın gururu paidar olacaktır.
Dedim ya, beğenin-beğenmeyin, sevin-sevmeyin ama bu ülkede vatandaş olmanın gururunu bir tek Akp tabanı yaşıyor. Iphone’u balyozla kırdıktan sonra kameralara bakan o yüzleri inceleyin. Her biri birer Tayyip Erdoğan haline geliyor.
Bu sırada muhalefet ne yapıyor? CHP o gençlerden biri haline geliveriyor. Mademki “popula” oraya kaydı, ters düşmek olmaz kafasıyla hemen o duruma kenetleniyor. Bu seçim, zaten bir omurga sorunu olan bir siyasetin son omurga kıymıklarını da eritiyor. Bizde bir söz vardır, “Ağlayanın yanında papağını yere çalmak” derler. CHP, İyi Parti ve diğerlerinin yaptığı tam olarak bu. İlkeli davranıp, gerçekten kendi kurmaylarının, istihdam ettiği uzmanların, gazetecilerin yardımıyla bu krizlere “sol” bir alternatif önerme getirmek gibi bir sıkıntıları yok. Bu yüzden de, “papağı yere çal”dıkça Iphone kıran gençler biraz daha haklı hale geliyor ve ait oldukları tarafa daha gönülden bağlanıyorlar. Dünya üzerinde örneği var mıdır bilmiyorum ama Türkiye’de muhalefet, iktidarın kitlesini konsolide etmek konusunda iktidar odaklarından daha faydalı bir enstrümana dönüşmüş durumda.
Yani Iphone kırmak, dolar yakmak gibi eylemler bizim düşündüğümüz kadar anlamsız değil. Popülizmin sonuçları bunlar. Geminin dışında durup orayı seyrederken gülünç görünüyor olabilir. İçiride olan başka. Kaptan insanları oyuna katıyor, yaşananlara karşı biriken olumsuz enerjiyi başka bir yöne yöneltiyor ve kitlesel aidiyet duygusunu konsolide ediyor. İyi paylaşımlar değil, felaketler insanları daha çok yakınlaştırır. Dün sosyal ağlarda çok dillendirilen bir argüman vardı: Krizden dolayı hükümeti istafaya çağırmak ile babanız işsiz kalıp eve ekmek getirmediği zaman onu babalıktan reddetmeyi karşılaştıran vahim bir şey. Burada çok tehlikeli bir durum var tabii ki ama onu yazmak da tehlikeli. Bu sıcaklarda üç ay içeride yatmak hiç hoşuma gitmez. Sonbahar serini gelsin, belki yazarım.