“Dünyada tek bir insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık , adeta bütün insanlara dağılmıştı.” Sabahattin AliBir insana bu kadar güvenebilmek nasıl olurdu ki? bir insana bu kadar teslim olabilmek nasıl mümkün olabilirdi ki? doğru bir durum muydu ki acaba ? Tüm gelecek planlarını ve bu planları gerçekleştirmek için bugününü tamamen o insan için planlayabilme isteği ne kadar doğru olur ki ?Doğru.. Ama bazı insanlar bu doğruyu hayatına giren her insan için kısa sürede benimsemesidir yanlış olan. Bu denli sadakat ve bağlılık herkes için gösterilmemeli ,insan kendi sadakatini iradesiyle kontrol altına alabilmelidir. Kendimizce doğru olan kişiyi bulduktan sonra ona güvenebilmek, ona teslim olabilmek ve gününü geleceğini ona göre planlayabilmek birlikteliğin ve ortak yaşamın önemli noktalarından biri olmaktadır. Onunla beraber yürümek, zorluklara karşı tek beden olup karşı durmak, geleceği planlamak, planlar karşısında çıkan sorunlara beraber göğüs germek, aile arkadaş çevresi sorunlarına karşı birlikte hareket etmek, hayaller kurmak bu hayallere inanmak, her geçen günün bu hayallere daha da yaklaştırdığını bilerek yaşamak, tüm zorluklara o hayallerin gerçekleşeceği günlere ulaşmak için katlanmak, kırılmak ama kırıldığını belli etmemek, üzülmek ama yüzündeki tebessümün silinmemesi için üzgünlüğünü dile getirememek, kızmak ama karşındakinin emanet ettiği kalbe ihanet edip kırmamak için susmak, yeri geldiğinde canının acıtıp kendini kalbinden söküp çıkarmak için çabalarken bile sessiz kalmak…Tüm bunları yaşadığımız insanların bizde bıraktığı kırgınlık maalesef kimsenin kapatabileceği bir şey değil. Aradan günler yıllar da geçse, Daha neler sayılabilir ki? yaşananlar ve yaşanmayanlar. Yaşananlardan çok yaşanmayanlar acıtır insanı. Yaşanabilecekken yaşanamayacak olanlar acıtır insanı. Şimdi tüm bunları düşündüğümüz zaman hayatımızın merkezine koyduğumuz insan hakkında yanılmış olmak, oluşan boşluk hissi, hepsinden önemlisi kırgınlık nasıl olur da tüm insanlığa yayılmaz ki ? En değerli insandan alınan bu darbe sonucunda bundan sonra nasıl herhangi bir insana herhangi bir sebepten dolayı güven oluşturur insan? bir insan ile yaşanan şeyler nasıl olur da tüm insanlığa sirayet edecek bir güvensizlik ve korkuya neden olur?Oluyor. Kalp kırılıp zamanla onarılabiliyor. Ama onaran ancak o kalbi kıran kişi olursa kalıcı oluyor. Bir insanın açtığı yara zamanla üzeri kapansa da , başka insanların yaklaşımları sonucunda acısı yumuşasa da bırakığı iz tüm insanlığa karşı büyük bir duvar oluşmasına neden oluyor. Bu iz ancak açan kişi tarafından silinecek bir iz olması sebebiyle hayat boyu bir yerlerde kalıyor.İzlerinizin olmayacağı, olsa da bırakanlar tarafından silineceği nice günlere…