Kara güneş karartırken doğmayan gündüzlerimi,
gece vakti dolunayın gözlerinden kan damlamakta.
Hasret rüzgarları buz gibi keskinliğinde titretirken kalbimi,
kader sanki bir katil misali arkamdan elinde testeriyle koşmakta.
Pişmanlık mahkemesinde kesiyorum cezayı, müebbete mahkum ediyorum kendimi.
Ölümsüz uykusuzluğumda volta atıyorum anılarımda bir hayalet misali.
Geçmiş isminde bir cellat geliyor her akşam hücremde ziyaretime beni,
idama razı bir mahkum misali geçiriyorum boynuma dikenden örülmüş ipi.
Melekler yıldızlardan ağlayarak düşerken şeytanlarım kemiriyor bedenimi,
ve ölürken her gece, kapkara bir güneşin gün doğumunda tekrar açıyorum gözlerimi.
Zihnimde anılarım satranç oynarken acılarımla amansızca,
aynada soluk yüzlü bir ceset bana bakmakta ve kar fırtınası çıkmış saçlarında.
Kalbimden gelen ince bir çığlık yankılanırken duymayan kulaklarımda,
lal olmuş dilim dile gelmiş keşkelerimi haykırmakta.
Aklım cevapsız soruların cevabını ararken günahlarımda,
cehennem kazanı benim için kaynıyor anılarımda..
Yalnızlık çöllerinde gezerken cehennem sıcağında üşüyorum,
sanki akreplerinle dolu bir bataklığa saplanmışım boğuluyorum.
Sonsuz bir uçurumdan aşağıya atladım sonsuz acılara düşüyorum,
ruhsuz bir bedende yaşayan ölü gibiyim, ne yaşıyor ne de ölebiliyorum.
Seslendirmesini de yaptım, biraz rapvari oldu. Amatörüm.