Bir şiirlik ay ışığı ödünç istedim penceremden. Karanlık sayfalarımı aydınlatsın diye.. Penceremde de kalmamış… Karanlığıma y(k)azıyorum şimdi, ne idüğü belirsiz kederimi…
Cepleri delik çulsuz bir şiir adıyorum sana
Kelimeler suskun bugün..
Yorgunluk dahi yorgun..
Şair der ya hani, “Tâli Zebun..”
Gökyüzü bulut bulut parçalanıyor sanki
Yıldızlar firari…
Kundaklanmış hayallerimden geriye bir harabe kaldı
Molozların altında can çekişen ise tebessümlerimin feryadı…
Ben hep,
Zift sıçramış eteklerimde siyah menekşeler topladım
Benim hep,
Elemlerden geçer güzergâhım
Bana hep,
Gam düşüyor tiran şükranlardan…
Tahammülü zor, tahayyülü imkânsız acılar kök salmış sahramda, ayak basma!
Bir keşke’ler yumağı ömrüm
Ölüm kokan hibemde bir hayat yok sana
Günahlara bulanmış ellerimde küstah bir kalem var sadece
Güzelliklerden yoksun şehrime uğrama!
Çamur bulaşmasın paçalarına…
Aldırma sen hıçkırıklarıma
Ben nasılsa baş ederim bu acıyla
Olmadı başımı veririm kaderimin giyotin bıçağına…
Yazılmamış kalsın hikayemiz
Yaşanmamışlıklarda ruh bulur belki..
Gözyaşlarıma katık ettiğim, hüzünlerimi sırtlanmış
Cılız ve titrek bir selam gönderiyorum sana
Telli bir turnayla değil
Kanatları nur kanayan bir Anka’yla..
