Bana sorarsan bugün bir şiir yazmaya karar verdi Tanrı, aslında olay tam olarak şöyle gelişti Tanrı gökyüzünde dev bir ekrandan Barça-Madrid maçını izliyordu ve birden hüzünlendi,
-Şu kusursuz Messiyi bile ben yarattım ama hala yalnızım dedi.
sonra maçı yarıda kesip cennet manzaralı bir yüksekliğe çıktı ve şöyle seslendi cennet ahalisine;
-Ben ki yeri, göğü ve siz cennet ahalisini yarattım gücümden ve kudretimden sual olunmaz bilirsiniz amma velakin hala yalnızım.
Bir telaş sardı cennet ahalisini, onlar Tanrının ne demek istediğini anlamışlardı ve cennet giderek metrobüsleşiyordu.
Cennet ahalisi şöyle seslendi Tanrıya;
-Ey yeri, göğü yaratan ve biz günahsız kulları için cenneti yaratan, yeryüzüne bir Tanrıça göndermen bir imtihan yeri olan yeryüzü için fazlaca büyük bir nimettir, bu durum imtihanın güvenirliğini ölçme ve değerlendirme(!) bazında ele alırsak çok da güvenli olmayacaktır dediler.
Ama tanrı çok kararlıydı bir fırtına hızı ve gürültüsüyle cennet ahalisinin çıplak gözle göremeyeceği bir yüksekliğe çıkarak gök gürültüsünü andıran bir ses tonuyla şöyle seslendi cennet ahalisine;
-Siz zayıf nefisler, oysa sizi nefsi en kuvvetli olanlardan seçmiştik ama siz hala çok zayıf bir nefis sahibisiniz. Sizi sonsuza kadar terk ediyorum ve size sonsuza kadar yiyip içebileceğiniz bir cennet bırakıyorum çünkü siz hiç aşkı yaşayanlardan olmadınız. Dünyada eksik olan şiiri ve müziği bir Tanrıçanın ruhunda göndereceğim yeryüzüne ve ben o Tanrıçanın bakmayı hep seveceği yerde olacağım dedi.
Ve Tanrı dünyanın en şiir yazılasıca en müzik dinlenesice yerine gitti ve o muhteşem şiiri ve o kusursuz müziği yarattı ve onları Tanrıçanın ruhuna üfleyip onu yeryüzüne gönderdi, kendi de o muhteşem yeri mekan edindi.
Ve o Tanrıça her hüznünde, şiiri ve müziği her hissettiğinde Tanrının mekanına Kız Kulesine yöneldi gözleri.
