Bir yetim çocuk gibiyim. Ayakkabılarımın yamalanmış yerlerine bakıyorum öylece. Kıyafetlerimin küçülmüş boyutlarına diktim gözlerimi keskin keskin bakıyorum hafif kıstım gözlerimi. Avuçlarımda biraz leblebi öylece yavaş yavaş oturdum demirleri küflenmiş ranzama. Yan duvarda her renkten anne yazısı, simsiyah karalanmış duvarlar bunlar özlem, öfke sorunu bir çocuk için. Anne babasını görmeyen hissetmeyen bir çocuk için bu duvarlar bir boşluk gibi gelir. Sanırım bu küflü ranzalarda küçüklüğümü harap ettim. On iki yaşımdayım ilk beş yılımı hatırlamam mümkün değil, nasıl hatırlayayım ki hatırlamam için küçük bir güzel gün lazım. Çarşaflarım yırtık yorganı ilk elime aldığım da altı yaşındaydım bizim tayfa çoktur burda elden ele gezer yorgan. Benim de bir hikayem var aslında; ayakkabıları yamalı ,yetimhane çocuğuyum. Ben buyum benim tek dayanagım küflü demirleri olan eski ranzalar.