Kayıt Ol
Ağu 20, 2019
179 Views
0 0

Marslı

Written by

“Bugün tarihi günlerden birini daha yaşıyoruz sayın seyirciler. Ay’dan sonra ilk defa dünya dışı bir gökcismine insanlık ayak basacak. 366 gün önce Dünya’dan gönderilen Ares gemisi, Mars’a inmeye hazır. Gemi adını, Latin kültüründe karşılığı Mars olan mitolojik Savaş Tanrısı Ares’ten almaktadır. Mars’a ulaştıktan sonra yörüngesinde gerekli inceleme ve kontrolleri tamamlayan araç, iniş için hazır olduğu sinyalini verdi. Şu anda tüm Dünya bu büyük ana kilitlenmiş durumda. Mars’ın yörüngesinde tur atan geminin kısa süre içinde inişe geçmesi bekleniyor. Gemi mürettebatı 3’ü NASA biri Rus Uzay Ajansı Roskozmos’dan olmak üzere toplam 4 astronottan oluşuyor. Dünya ile Mars arasındaki mesafe ortalama 225 milyon km olmasına rağmen bu değer Dünya ve Mars’ın Güneş etrafında farklı hız ve yörüngelerde hareket etmesi nedeniyle sürekli değişmekte. Fakat NASA’dan aldığımız bilgilere göre araç yaklaşık 80 milyon km mesafe yol kat etmiş. Şu anda ekranda uzay aracından gelen görüntüleri görüyorsunuz sayın seyirciler. Görüntüler, aradaki mesafe nedeniyle bize 5 dakika geç ulaşıyor. Umarım muhabirlerimiz Mars’tan canlı yayın yapmazlar, onlarla karşılıklı konuşmak hem benim için hem de siz seyirciler için bir işkence olurdu!

Şu anda kızıl gezegeni net bir biçimde görebiliyoruz. Gezegenin kırmızı renkte olmasının nedeni paslanmış olması! Evet, gezegene kendine has turuncu-kırmızı rengi veren, yüzeydeki kaya ve toprağında bolca bulunan oksitlenmiş demirdir. Mars büyük oranda demir, magnezyum, oksijen ve silikat bileşiklerinden oluşmaktadır. Yüzeyi de demir oksit tozu ve volkanik bazalt kayaları ile kaplıdır. Ve şu anda Mars’ın güney kutbunu görmekteyiz. Bu beyazlıklar Mars’ın buzulları sayın seyirciler. Aracın ineceği yer Mars’ın güney kutbuna yakın olacak, böylece daha önce keşfedilen ve buzullar detaylı olarak incelenecek. Bilim insanlarına göre yaklaşık 3,5 milyar yıl önce Mars’ta geniş bir okyanus bulunmaktaydı. Fakat Mars’ı Güneş’in ölümcül radyasyonundan koruyan manyetik kuvvetin azalması ile Mars’ın atmosferi inceldi. Yüzeyindeki su da büyük oranda buharlaşarak uzaya kaçtı. Fakat 2012 yılında Mars yüzeyine gönderilen Curosity, yani ‘Merak’ adlı aracın incelemeleri sonucunda Mars toprağında hâlâ yüzde 2 oranında su bulunduğu keşfedildi.

Manyetik alanındaki bu değişim Mars’ı çölleştirirken, Venüs’te yaşanan değişim gezegeni kaynayan asit kazanına çevirmiştir. Dünya’dan 90 kat yoğun ve buhar halinde sülfürik asit bulunduran atmosfere sahip olan Venüs’ün sıcaklığı da yoğun sera etkisi ile 427 derecedir. Yüzeye inmeyi başarabilen araçlar en fazla 2 saat veri iletebilmişlerdir. Bu durum bize Dünyamızda giderek artan sera gazları seviyesinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmalıdır. Yapılan araştırmalar Dünya’da giderek artan sera etkisinin geri dönülemez seviyeye ulaştığını, bu konuda radikal önlemler almadıkça geleceğimizin, Mars ve Venüs gibi bir zamanlar cennet, şimdi cehennem olan gezegenlere benzeyeceğini iddia etmektedirler. Bunun işaretlerini de yaşadığımız küresel iklim değişikliği ile görmekteyiz.

Eğer görüntülere dönecek olursak aracın hızlandığını ve kutuplara iyice yaklaştığını görebiliyoruz. Bir dakika sayın seyirciler… Diğer haber ajansları gemide bir sorun olduğu yönünde bir haber paylaştılar. Ares uzay aracının kontrolden çıktığı, belirlenenden farklı bir yere doğru yönlendiği haberi ulaştı. Görüntülerin kalitesindeki düşmeyi fark edebiliyoruz. Kesintiler var. Aşırı bir sürat de dikkat çekiyor. Görüntülerdeki parazitlenmeler ve kaymalar giderek artmakta… Evet, son dakika olarak NASA geminin kontrolünün kaybedildiğini doğruladı sayın seyirciler… Büyük bir felaket! Görüntü giderek belirsizleşmekte… Olamaz! Görüntü tamamen gitti… Sanırım gemi buzullara çakıldı. Çok büyük bir kayıp! Bütün Dünya bu tarihi zaferi beklerken böyle büyük bir felaket görmek… Kuşkusuz bu NASA için telafisi çok zor bir başarısızlık!”

Saat Gece 02:04; ABD, Washington, Beyaz Saray Kabine Odası; ABD Başkanı’nın Canlı Konuşması:

“Amerikalı dostlarım, akşam, ülkemize korkunç bir haber ve büyük bir üzüntü getirdi. Dün akşam saat 19:23’te Houston’daki NASA Görev Kontrolü, Uzay Gemisi Ares ile iletişimi kaybetti. Ares, Mars yüzeyine çarptı. Gemi mürettebatından haber alınamıyor.

Uzay uçuşunun neredeyse rutin göründüğü bir çağda, uzayda seyahatin tehlikelerini ve diğer gök cisimlerine inmenin zorluklarını göz ardı etmek kolaydır. Bu astronotlar tehlikeleri biliyorlardı ve yaşamlarında yüksek ve asil bir amaçlarının olduğunu bilerek onlarla isteyerek karşılaştılar. Bu cesur insanlar, tüm insanlığa hizmet için büyük bir risk aldılar. Cesaretleri ve idealizmleri nedeniyle, onları daha da çok özleyeceğiz.

Bugün bütün Amerikalılar, bu ani şok ve kedere maruz kalan bu cesur insanların ailelerini düşünüyor. Yalnız değilsiniz. Bütün milletimiz ve tüm insanlık sizinle beraber üzülüyor. Ve sevdikleriniz daima bu ülkenin ve insanlığın saygısına ve şükranlarına sahip olacaklar.

Uzaya yolculuğumuz devam edecektir. Uğruna öldükleri sebep devam edecektir. İnsanlık, keşif ilhamı ve anlama özlemi ile dünyamızın ötesindeki karanlığa daha azimli şekilde yürüyecektir.

Tanrı yas tutan aileleri korusun, Tanrı Amerika’yı korusun.”

2024, Ares Projesi’nin Başlangıcı

– Başkanım, öncelikle Artemis projesinin devamı olan Ares projesini kabul etmenizden dolayı NASA olarak çok mutlu olduğumuzu bildirmek isteriz. Son dönemde NASA’ya karşı sürdürülen negatif kampanyaya rağmen bize, dolayısıyla bilime ve teknolojiye verdiğiniz destek, hayat var oldukça yaşayacak ve takdir edilecektir. Bu destek sadece bize değil insanlığa ve medeniyete de verilmiştir.

– Birleşik Devletleri her alanda lider kılmak bizim görevimizdir Sayın Müdür. NASA da bu liderliğimizin Dünya dışı kısmını yıllardır başarıyla sürdürmekte. Son yıllarda Çin, Japonya, Hindistan gibi ülkelerin atakları bizim daha etkin bir strateji izlememizi gerektirmiştir. Bu programın öncüleri olan, 2020 Mars ve bu yıl başarıyla sonuçlanan Artemis Ay projeleri de bizim gücümüzü ve kararlılığımızı bir kere daha tüm Dünya’ya göstermiştir. Hala Ay’a ayak basmadığımızı düşünen ahmak kalmamıştır herhalde?

– Einstein’ın da dediği gibi “İki şey sonsuzdur; insanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden emin değilim!”

– Bazen bilim insanlarını kıskanıyorum; insanlara karşı dürüst olabiliyorsunuz.

– Biz insanları kandırırsak ya çalışırken bir felakete yol açıp birbirimizi öldürürüz ya işsiz kalırız ya da hapse gireriz. Bizim dürüst ve açık olmaktan başka şansımız yok Başkanım.

– Emin ol, biz de dürüst olursak aynısını yaşarız! Şimdi asıl meseleye gelelim; bu projeye bu kadar bütçe ayırmamızın temel sebebi uzaydaki kaynakların başka ülkelerin eline geçmemesidir. Bütçenin önemli bir kısmı Savunma Bakanlığı’ndan ayrılacaktır. Dolayısıyla daha önce konuştuğumuz gibi, bu projede onlar da hem teknik hem de yönetim olarak dâhil olacaklar.

– Başkanım, bildiğiniz üzere NASA ilk kurulduğu 1958 yılından beri askeri hizmetin dışında bir kurum olmuştur. Ayrıca göndereceğimiz aracın hiçbir askeri bir cihaza veya donanıma sahip olması mümkün değildir. Araca planlanandan başka herhangi bir ekipman eklemek projeyi aylar hatta yıllarca erteleyecektir. Bu projede askeri ne gibi bir amaç var, anlamış değilim.

– İkimizde biliyoruz ki Mars’ta pastan ve birazcık buzdan başka bir şey yok.

– 2012 Curiosity, 2013 MAVEN ve 2020 Mars projelerimiz bize Güneş Sistemi’mizin geçmişi, Mars’ın oluşumu ve evrelerini aydınlatırken mikro ölçekte yaşam izlerini bulmamızı sağladı. Bu sayede hayatın sadece bizim gezegene özgü tesadüfi ve ilahi bir şey olmadığı, uygun şartlar sağlandığında her yerde olabileceğini bile tespit etmiş durumdayız.

– Sayın Müdür, Mars’ta hayatın olması kimsenin umurunda değil. Bunun bize kısa vadede maddi ve askeri bir çıkarı yok. Senin de çok iyi bildiğin gibi ekonomik ve siyasi olarak zor durumdayız. Belki de bu NASA’nın son büyük projesi bile olabilir. Savunma Bakanlığı’nın bana verdiği brifingde uzayda gerçekleşen iletişim, kontrol, canlı yaşamı ve tüm teknik çalışmaların şu anda uyguladıkları projelerle uyumu ve teknoloji alışverişi açısından çok önemli olduğunu anlattılar. Ayrıca diğer ülkelerin faaliyetlerini takip etmek, onları sınırlandırmak, Ay’da, gezegenlerde, asteroitlerde söz sahibi olmalarını engellemek, gerekirse onları sabote etmek, hatta onlarla uzayda savaşabilecek teknolojiye sahip olmak ve onu geliştirmek bu desteğin temel kaynağıdır. Sayın Müdür bu projenin gerçekleşmesi tamamen bu işbirliğine bağlı.

– Sanırım kabul etmeme ihtimalim yok.

– İnan bana, senin de benim de kabul etmeme ihtimalim yok.

Mars’ta Gerçekleşen Kazadan Bir Hafta Sonra

– Son durum nedir?

– Başkanım, her şey planladığımız gibi gidiyor. Gemi buzullara çarptıktan sonra öngördüğümüz gibi buzul altındaki göle ulaştı. Gizli deney kapsamında gemiye yerleştirilen bakteriler ve virüsler başarıyla serbest bırakıldı. Anlık ölçümlerimize göre şu ana kadar varlıklarını başarılı ile sürdürüp çoğalıyorlar. Konak olarak Rus astronotun vücudunu seçen bakteriler bizim astronotların cesetleri üzerinde gelişemediler.

– Onların ne kadar yaşamasını öngörüyorsunuz?

– Açıkçası ilk başta buzul içinde donarak korunmalarını bekliyorduk. Daha sonraki Mars’ta yerleşim çalışmaları kapsamında buzulların su kaynağı olarak kullanılması ile tekrar canlanmasını ümit ediyorduk. Fakat şu anda, yeraltındaki gölde radyasyondan ve aşırı iklim koşullarından korunarak Mars tamamıyla yok olana kadar yaşayacaklarını öngörüyoruz.

– Harika! Yani artık Mars’ı bizden başkası fethedemez!

– Sadece kısa süre ziyaret edebilir Başkanım, ama güney kutbundaki suyu kullanırlarsa veya Mars yaşanabilir bir hale gelir de oraya bizden önce ulaşabilirlerse onları bir sürpriz bekliyor olacak.

– Ölümcül bir sürpriz!

– Sadece bizim belirlediğimiz DNA’lara sahip insanlara zarar vermeyen, hava yoluyla bulaşabilen Marslı AIDS sürprizi!

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-49259728

Avatar

Latest posts by ahmetkara (see all)

Article Categories:
Hikaye Öykü

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.