İnsanoğlu varoluşundan itibaren hep bir yaratıcılık gelişimi içerisindedir.Düşündüğümüz zaman resim,müzik,heykel hatta göreceli bilimlerden matematik dahi insanların yaratıcı düşüncesi sayesinde varoluşlarına erişebilmişlerdir.Geniş yelpazede düşündüğümüz zaman bu meziyet aslında çok büyük bi’ değere sahiptir hayatımızda.Böylesine büyük değere sahip olan yaratıcılık, günümüz dünyasında o kadar çok istismar edilip halının altına itilmiştir ki yüzyıllar boyunca gelişimini süratle devam ettiren bu meziyet günümüzde hiç olmadığı kadar sekteye uğratılmıştır.İşte meçhule giden seslenişim burada başlamaktadır
Tüm dünyayı tenzih etmekle beraber Türkiye için bakacak olursak şu anda Türkiye’de yapılan sanat ve yaratıcılık babındaki çabalar son derece yetersiz derecededir.Ben ki 21.yüzyıl Türkiye’sinin eğitim sisteminden geçmiş birisi olarak bunu söylemekte herhangi bi’ çekince bulmuyorum.Türkiye Eğitim Sistemi’nin sanatın ve özellikle yaratıcılığın meşakkatli ve kısa vadede maddi veya manevi bi’ getirisi olmayan bu alandan çekindiği aşikardır.Türkiye kendisini mühendis,doktor,hukukçu vb. her daim hizmet ve özel sektöre hizmet ettirecek bi eğitim sistemini edinmiştir ve bunu yaparken de sanat ve yaratıcılık alanını son derece ihmal etmekte olup bu alanda gelişim verememekte ve kendisini tekdüze bir hale getirmektedir.
Yaratıcılık ve sanat meziyeti son derece ilgi ve alaka isteyen bi’ daldır.Tıpkı çiçekler gibi sürekli ışığını ve suyunu almalıdır.Bizim eğitim sistemimiz ise bu çaptaki öğrencileri soldurarak kendi istedikleri öğrenci prototipini oluşturmaktadırlar.Okullarda öğrencilerin sanat alanında kendilerini geliştirebilmeleri için ne kadarlık çaba harcanmaktadır? Matematik dersine harcananın yanında bi hiç.Niçin bu şekilde olmaktadır? Çünkü sanat ve yaratıcılık meziyeti günümüz dünyasında artık eskisi kadar ilgi ve alaka görmemektedir.Bunun nedenlerinden biriside insanlar doygunluğa ulaştıklarını düşünüyorlar ve bundan ötürüde her zaman olduğu gibi tüketim toplumu olarak geçmişten günümüze kadar birikmiş sanatı tüketmekteyiz.
Sanat ve yaratıcılık alanındaki insanların gelecekleri sürekli kaygı içerisindedir.Çünkü sanat çok özveri gerektiren ve hangi zaman aralığında maddi veya manevi getirisi olacağı kestirilemeyen alandır.Bundan ötürü sanattan çok fazla maddi karşılık beklenemez.Bundan ötürü bu insanların gelecekteki maddi durumlarını ve iş pozisyonlarını düşünmeleri gerekmektedir ve bu da insanları daha çok hizmet veya özel sektörüne yönlendirecek bi işleyişe ve genel algıya sokmaktadır.Böylece insanlar sahip oldukları meziyetleri bir kenara bırakarak ekmek parası derdine düşmektedir.Kim bilir bu eğitim sistemiyle kaç tane ressam,yazar,düşünür şu anda memur veya başka bi sektörde.
Meçhule seslenişim hatta haykırışımı duyan meçhul dostlarım tüm bu anlattıklarımın ışığında içinizde o yaratıcılığın kıpırtısını hissediyorsanız sahip çıkın.Evet günümüz şartlarında zor ama her gülün dikeni var.İşte dahi çalışıyor olsanız bile siz istedikten sonra her şey olur unutmayın bi Mehmet Akif veteriner,Orhan Kemal bulaşıkçı,Oğuz Atay mühendislik öğretim üyesiydi. O yüzden şimdi size sesleniyorum hala içinizdeki sanat ve yaratıcılık yaşıyorsa sıkı sıkıya tutunun ve onu asla bırakmayın!