-Bak baba, suyun akışı değişti sanki, artık dahamı duruldu ne?
-O değişen, suyun akışı değil senin suya bakışın Nazlıcan..
-Baba! gitseydin hissederdim, neden hala buradasın gibi?
-Gittiğimi hiç hissetmemen için sana kalbimi bıraktım Nazlıcan..
-Papatyalardan derledim, derdi derde söyledim, mezarına gelende toprağın bahçeye çevirdim Babam..
-Papatyaların destesi gülüşündü Nazlıcan, senin kabrime gelişin ölüşümdü Nazlıcan..
-Baba! çok susadım şu çölden bana biraz su bulsana..
-Çöller de serap olur, kurt olur kuş olur.. su olur mu Nazlıcan?
-Az ilerde bir derya varmış, hani şu tepenin ardında babamm..
-Deryada olan deryayı, teneşir de yunan suyu neylesin Nazlıcan..
-Rüyama yine gelsene babam, bana kızım desene, ak alnımdan öpsene babamm..
-Bilirim her zaman duandayım, Sen bir yetim sevindir, ben her zaman rüyandayım Nazlıcan.