Öldürdüm onu. Sevmiyordu beni. Sevseydi. Sevseydi mutlu olurduk. Sevseydi ben ölürdüm. Sevmeseydi böyle olmazdı. Kanlı ellerimi beğendi mi şimdi? Süreyim dudaklarıma kırmızıyı. Güzel kadın mıyım şimdi? Çoban yıldızı da kırmızı mıdır şimdi onun kanıyla. Dünya farklı mıdır dışarı çıksam? Kediler bırakır mı yavrularını, pişman olur mu sevişmeden ölen insanlar?
Bakışlarındı en sevdiğim, izin ver bende kalsın onlar en son baktığın gibi. Söküp çıkardım yuvalarından kahverengileri. Peki neden öyle bakmazlar bana? Peki neden öyle bakarlar? Her gördüğümde hayal ettiğim sarılışına sahip olabilir miyim kolların benim olsa? Sıcacık olur muyum ipek teninle? Veya soğuk suya atılmış ipek böcekleri gibi kopar mı ipliklerin cansız tenimde? Sade elini alsam öyleyse. O kaba saygısız çirkin ellerini. Koysam benimkilerin yerine, yapar mı bende hayal ettiğim senleri? Göğsünü deşsem yastık yapsam kendime dinleyemez miyim kuşları hala? Derini de ver bana, tenini… Giysi yapayım ondan. Gözlerinden uçsuz bir derya, kollarından sığınak pır pır kuşlarıma… Dudaklarını benimkiler yerine diksem hep benim olur mu hayatın tadı? Boğulurdum kırmızı dolanırken sende, kirpiklerinden bir derya süzülse. Şimdi parçalasam bakışları sağ çıkar mıyım yüzme bilmeyen halimle bu vuslattan?