Binlerce kez adını işittim.Binlerce kez sevdim seni.Binlerce kez koştum peşinden.Kaç kez savaştım kaç kez öldüm uğruna.Kimi isyan dedi adına kimi muhalefet dedi değirmenlerle savaşıyordum hep .Taarruzdaydım ama düşmanım kayıptı.En keskin cephanem sözcüklerdi bazen şiirler bazen cephaneler bazen okuduğum kitaplar en güzel silahım kalemlerimdi. Farketmiyorlardı savaşımı çünkü onlar doğacak büyüyecek öleceklerdi.Kimse konuşmuyordu köy okullarında ki çocukları,dayak yiyen kadınları ,tecavüze uğrayan çocukları ,yoksulluğu,demokrasinin hızla çöküsünü,kimlerin zamanında kimleri tepelere çıkardığını havalarda uçuşan sayın kelimelerini ,ekonomiyi eğitimi teknolojiyi toplumsal gelişim ve aydınlanmayı.Aslında kabul ediyorum yanlış söyledim konuşuyoruz ,hep konuşuyoruz.Çoğu zamanda dertsiz başıma dert mi alacağım değip susuyoruz.Bir ağacın yaprağını koparınca ağlar derler kendinden bir parça eksildiğini hisseder.Biz her gün eksiliyoruz Türk olup Yünan’a düşman oluyoruz.İnsanları sağcı solcu diye ayırıp yeni cepheler açıyoruz.Öylesine çok savaşmışız ki artık barış kelimesini unutmuşuz sevmeyi kardeş olabilmeyi artık bazılarımızın Şehitlerimize dua etmeleri bile yasak hatta.Biz farketmiyoruz ama belli sınırların içine hapsolduk artık.Bu zinciri kırmak istersek elimizi kırarlar bunu biliyoruz.Karşımız da körü körüne yanlışa adanmış insanlar var.Türkeş yolumuz uzun ve çetin ayağını seven gelmesin demiş.Atatürk gençliği bize emanet etmiş.Ama kendi ülkemizde sesimizi çıkartamıyoruz.Geçmişin bu ülkeyi var etmek için çırpınan büyükleri gelseydi bize ne derlerdi bilmiyorum.Özgürlük uğruna ,Vatan uğruna ,Millet uğruna savaşmak şahsiyet meselesidir aslında.Bazı insanların damarlarında dolaşır durur bu tutku.Vatan sevdasıdır bunun adı vatanın çoçukları vatanın bağı bahçesi uçuşan kuşlarına aşıktır onlar ve hep dertlidirler.Ama vatanı en güzel onlar severler.