- Zamanın çok hızlı aktığını.
- Zamanın değerli, yaşamın sınırlı olduğu gerçeğini.
- Huzur kelimesinin ve ihtiyacının gerçekte ne anlama geldiğini.
- Başarının göründüğünden çok daha karmaşık bir kavram olduğunu.
- Ruhunu doyurman gerektiğini.
- En kıymetli mutluluğun kendi mutluluğun olduğunu.
- Ne istediğinden çok ne istemediğinin farkına vardığını.
- İnsanın özündeki yalnızlığını.
- Herkesin herkesi kullandığını.
- Herkesle her şeyin paylaşılmayacağını.
- Dünyanın sadece senin etrafında dönmediğini.
- Başa gelenin tek başına çekildiğini.
- Hayır demeyi bilmen gerektiğini.
- Birazcık bencil olmak lazım geldiğini.
- Kusursuz insanın olmadığını.
- Kimsenin vazgeçilmez olmadığını.
- İnsanların hem yaptiklarindan hem de yap(a)madiklarindan dolayi pismanlik duyduğunu.
- Ne yaparsan yap, hayatında her zaman keşkelerinin olacağını.
- Ne olursa olsun ailenin senin ailen olduğunu.
- Büyüklerin bazen haklı çıktığını.
- Çok konuşmak, sır vermek bunların iyi şeyler olmadığını.
- Hiç kimsenin -her kim olursa olsun- senin hakkında ne düşündüğünün zerre kadar önemi olmadığını.
- Onca sınav onca iş deneyimi denen şeylerin boş oldugunu, bu arada köleye dönüştüğünü.
- Basitliğin güzelliğini.
- Herkesin yaşlandığı ve yaşlandıkça fiziksel özelliklerinin tamamen değiştiğini. O yüzden tipe değil, karaktere bakılması gerektiğini.
- Eskiden sadece güzel kızlar güzeldi, şimdi zeki ve farklı olanların güzel geldiğini.
- Kariyerin bomboş bir aldatmaca olduğunu.
- Daha önce okuduğun kitapların tekrardan farklı bir bakışla okunması gerektiğini.
- Ailenin ömrün boyunca sende silemeyeceğin izler bıraktığını.
- Gençken diz boyu olan çok bilmişliğin yaş aldıkca kaybolduğunu.
- içtiğin sigaranın ya da rakının daha bir anlamlı hale geldiğini.
- Hayatın aslında “AN”lardan ibaret olduğunu.
- Siyah rengin daha bir saf mavininse daha bir özgür geldiğini.
- Şarkıların daha bir acı veya tatlı geldiğini.
- Herkes senin akıllandığını düşündüğünde bile senin yine o eski aptal olduğunu.