Pişmanlıklar can kırıklarıyla eş değer aslında içten içe acıtan ama dışarıya yansıtılmaktan korkan.
İnsanın kalbinde hep bir çöküntü sanki bir daha eski haline gelemeyecek gibi ağır bir sızı.Ne olacağını düşünmeden hareket ettiren anı yaşamaya sürükleyen kapkara bir perde.Sadece görünen bir nokta ve etrafını aydınlatmaya yaramayan bir adım.Keşkelerle dolu bir hayat kadere razı olan ama aynı Zaman’da ders çıkarmaya sebep olan bir his.Bazen kendinden bile saklamak istediğin kaçmak istedikçe kovalanacağını bildiğin halde çabaladığın bir huzursuzluk.Sorumluluğun tamamı sende olduğu için insanların yüzüne bakmak istemediğin ama güçlü ve dimdik bir şekilde bakmak zorunda olduğun acı gerçek.Affedilmek için yalvarırken bir bir dökülen ama farkında olmadığın gözyaşları.Her ne kadar yaşanırken rüya gibi gözükse de her şey bittiği an güzel bir rüyayı ardında bırakıp korkmuş bir şekilde uyandığın kabus.
Ve sonrası için hayaller kurup umutlandığın geçmişin üzerini karalayan upuzun ama ne zaman son bulacağını bilmediğin uzun bir yol.