Ah benim rubbemalarım.
Mahfure yaralarım.
Beklenti hamurunda mayalanmaya çalışan yarınlarım.
Yeis kaçkını,yürek yangını sevdalarım.
Hangi dün gasp etmeye cüret eder ki ceplerimdeki asumana?
Kalp atışlarımda gizlidir benim rüya kölesi yaşanmışlıklarım.
Ahh rubbemalar…
Olmasanız yüreğimde,kim teselli edecek ağrıyan yanlarımı?
Belki gelir,belki sever,belki gönlümün gül bahçesine bahçıvan olur?
Okur hiç bilmediğim kayıp masallarını bana…
Ahh rubbemalar…
Güzelliğiniz düşlerimin ziyneti.
Pirayesiniz hayallerimdeki masalların boynuna.
Ahh rubbemalar..
yokluğunuz soldurur gelin çiçeğimin renklerini…
Rubbemalar
Katli vacip olan yaraların devası.
Ayaklarımın yıllara olan davası.
Dönen tekerleklerin yollara olan sevdası.
Sahi,geri geri giden tekerlek icadı neden bu kadar geç kaldı?
Belki bir gün…
Bunlar hep rubbema.
Uzaklara bir rubbema yazılacak olsa tüm kelamları silerdim yeryüzünden.
Sevmiyorum tekerlek mesafesi uzunluğundaki soğuk kentleri.
Benim rubbemalarım ılıman kentlerin sevdalısı.Denize gizli koyları olan kuytu köşelerin meraklısı.
Uzaklar bana göre değil…
Göçmen bir kuş olsam göçmezdim ayrılıkların inadına.
Güzel rubbemaları uyutur,ninniler mırıldanırdım başlarında.
Yalnız büyümemeli bir rubbema.
Yürek yangınına su serpecekse,
yeis canavarına kılıç kuşanacaksa,
göçmemeli o göçmen kuş uzak diyarlara..