Kayıt Ol
Şub 11, 2017
874 Views
2 0

ruh iklimleri

Written by

1.
Benzimin solduğu akşamdı.akşamlardan düzyazı gibi bir akşamdı.aşkımdı rüyalar.olduğum yere sızdığım zaman dilimleri.mezardan çıkışı yapılan tümceler pasaport alamadığı için çoktan kaldılar kapının önünde.orda üşüdüler,orda olgunlaştılar.nedense.hiçbir izin izi yok.nedense.ondansa.
Ya bundansa.
İklim sıcak paltolar geçişe kapalı ve geçiş soğuk.ıstırap yüklü son havadislerden bir gazete kupürü düşüyor ruhumun burkuntularına.
2.

Saat iki mobese kameraları takipte.önümüzde viski kadehleri.usulca çekip çıkacağım biraz sonra.not elimde.
Şeref e “şerefe” dedim az önce
Az sonra bir bulut doğabilir
2006 yazıydı ve hava müthiş sıcaktı.bulutlar doğuma yakın.zihinler tutsak.
“notu alıyorsun arabanın kapısından içeri atıyorsun ve sonra ön koltuktaki ceketi alıp çekip gidiyorsun.tamam mı şeref”
“tedirginim” diyor biraz sonra çıkıyor.hava kararmak üzere ve ısı yoğun.

Hangi yıldı 1984 olmalı.bir polis otosu geçiyor önümden.korkuyla irkiliyorum.gözlerim kararıyor.olduğum yere yığılacakken yanıma gelenleri itip yalpalayarak uzaklaşıyorum.aranıyorum.hüznü arıyorum.
Düşüncemden bir an sıyrılıyorum.şeref çoktan uzaklaştı.
3.
Bilgisayar çalıyor scorn grubunun bir albümü.çığlık ve kan.gelmediği belli olan o an.bir sürüş.bir hüzün bir öldürüş.o cezaya kurban.saat sabah dokuzbuçuk.üçbuçuk atmakta ahmağımsı hayaller.hala yaşıyormuyum hey tanrım bana biraz hayat borcu ver ve beni ıslat.ayılmam gerekiyor
4.
Bardan dışarı fırlıyorum.bir kadın peşimden geliyor ve pardösüsünün altındaki silahı çekiyor sana aşığım ama şimdi gitmeliyiz diyor sivriliğini sırtımda hissediyorum. sivri bir söz gibi beynime şişler giriyor.kasım ayı yağmurlu.bulutlar kavram yüklü notlara benziyor ama kusmuyorlar, biriktiriyorlar.anlam bir çizgi ve ünlem.

Bağırsam son kuşlar da geçse ilk kar geçse buradan.burdan buz gibi insan kütleleri geçse.hiçbir şifreyi tanımasam.varolan bir yokoluş yokolan bir hükmediş.bitmeyen bir hak ediş.neyi hak ettiysem yoktu.

Kadın karanlık bir köşe başında beni zorla öpüyor.durduracak oluyorum.silahı hissettiriyor.alnımdaki terle yağmur çiftleşiyor.bambaşka bir sıvı akıyor gözlerime.gözlerim kanarken baktığı alemi terk ediyor.

“sorgudan sonra seni seveceğim” diyor.var mı böyle bir an belki yok belki ben hiç ben olmadım şimdiye dek.bu hayal sanki gerçek.sanki buluttan aşağı akıyorum ama aşağısı diye bir şey yok.nereye düşüyorum.işte öyle bir şey

“işte öyle” demişti en son şeref.son sözüydü. vampirler tarafından kanı çekilirken yanımda.bana dokunmamışlardı sorgudan nötr çıkmıştım.

5.
Sen sözün sonuncu sunduğu suskun serinliktesin
Ben bensiz bağlarla bozulmuş bayağı bir bamtelindeyim

Ağlar ağlar ağlar biri ağlar hep pencereye gider ağlar
Maç kuyruğunda ağlar sinemada ağlar görünürken ağlar gözlerken ağlar

Denetlenirken ağlar mimlenirken,uyurken,sevişirken,reddederken,terk edilirken ağlar

Birileri bakar biri ağlar öylesine.ağlar çekilir hayatları kıskıvrak yakalamış ağlar
Boy boy umut umut, hüzün hüzün çekilir ağlar.çekik gözler gibi ilginç bakar.dolanır perşembelere Cuma.üç harfliler musallat olur zamana

Yük sensin der sinekler.
6.

Şeref ceketi alıyor.o sırada araba hareketleniyor.irkiliyor.ona bakıyorum oturduğum yerden.araba havaya uçuyor.şeref son anda yere atıyor kendini Yeşilçam filmi gibi ölmüyor.gerçek bu mu kim bilir.bir tuzak olduğu kesin.

İkinci moda geçiyoruz.tuzlu sokakta buluşuyoruz.gerçekle rüyanın iç içe geçtiği bir mekan üstümde yıkık dökük giysiler elimde tesbih.şarabı benden alıyor şeref ve “hüzne buradan gidilir” diyor.
“Hangi yokluk bitirilebilir” diyorum.

Tüm cereyanı hissediyorum şimdi beynimde.ilk yakalanışım 1984 evet yukarda anlatmıştım.çatıda.tüm çatılar vurgunumdur benim.tüm aydınların bittiği yerde karanlık…

Yalpalar yalpalamaz yakalanmıştım hayata.

Şeref te az sonra yakalanacak oraya gidecek zebra cennetinde kuştüyü rüyalarla ölecek.delirecek.plan 2 uygulamada.komitedeki sızıntı karşı tarafta araştırmada.neresi içerisi hangisi dışarısı.ceset kokuyor tüm bahisler.

Pardösüsünde yıkımım gizli o sezgi dolu o yanmış o silik kadın o silahını doğrultmuş kadın.
“fiili tarihte görev alanını niye terk ettin” diyor
“hayır tüm gölgelerin üstünde hayal olarak vardım” diyorum
“gölgelerin bölgesinde derin kayıpların oldu.özeleştiri yarat yoksa seni sevme duygumu infaz edeceğim”
“ama ama bu değil bu şekilde değil,anlamıyorsun”
“anlam da ünlem de sensin beyaz kazaklı varoluşum benim” diyor ve beni zamanın çalınmış ve bilinmez anıyla sorguya bırakıyor yani kendimle.

7.
Öğlen bir.derin bir şarap mahzeninde uyanıyorum.ayaklarım kokuyor.13 gündür içiyorum.günler birbirine girmiş olmalı hayır takvime bakıyorum 19 gün mü? olabilir mi.varsayım evet kapalı varsayım.
Kendi kendimle bir açıkoturum düzenlesem diyorum.bu hikayenin sonu yaklaştı dostum diyorum kendime.
Anlam yığınları üst üste parketmiş.ve ben yapayalnız gecenin yatağında günlerce bir hayalde…hayallerde mi desem acaba.sönmez yokoluş ve bulutlarda.
8.

1984 e geri dönüyor gibi olalım ister istemez.yanık kokan cesedimden yani ölmemiş ve diri cesedimde bir albeniye fırlarken ruhum o sözlerin o yenilgilerin ve o baharda sonra bilmem kaçıncı hüznün gölgesinde dans ederken

Komiser sorguda deve yükü istiyor altı üstü koyun yükü kurban veriyorum.

Bu sorgu son demlerini yaşayan bir vazgeçiş.ayaklarım gökyüzünü dövüyor.yere büyük bir azı dişi tükürüyorum.sözler beynimin kıvrımlarında hapsoluyor.her cereyanda kasılan bir rüzgar evlere zamansız izler sunuyor İstanbul sabahlarında…

Şeref bu denemede yani namı değer plan2 de iflas bayrağını çekecek bu doğru mu?müzakere yerinde kurgulayamıyacak hayal komitelerini.yok olurken bir mum ışığında ben de tüm rüyalar gerçek olsa diye debelenirken,sıcak şarap kokusu ele verecek tüm iklimlerimi.

O kadın beni hiç öpemeyecek ve kendi iklimini kursuna dizecek.basit itiraflar gelecek bende.ve bir köşeyi dönerken bir diğerinin nerde başlayıp nerde bittiğin bilemiyeceğiz.

1984 öyle geçecek.cereyanlar ateşe ateş mezara dönerken tüm sorgularda aynı gülüş aynı beter betimleme va acı ve de o insan varoluşunun tüm sakatlığını yazacak duvarlara.ısla ıslak.
Hayalim ölecek.ama bültenlere ve fokurdayan telsizlere intihar olarak geçecek…

9.
Ne işim olabilir hayatla benim ne zamanım olabilir.oldukça karamsar bir sahadan iyimser rüzgarlara esinti beslemesi yaparken hayata yakıt ikmali yaparken;yalpalarken boy boy.
Zaman iç güveyi girmiştir acıya.onsuz olamayacaktır.tüm sarhoş beyinlerin intihar eden her kıvrımı bir hücre evi oluşturacaktır.

Her okunduğunda yenilenecektir.nasıl anlıyorsak.peynir gibi delik deşik ayakkabı tabanı gibi.ama peynire pençe vurulmaz oysa ayakkabı tabanı öyle değil.herşey midede,ortada değil tabanda bitmek üzere kurgu olmuş.bu kesin bir hayal artık.hayal alemi…

Bağıntılardan sizler de alın ey iklimlerim…

10

Şeref in dün bir caddede giysileri ve ölü notları bulundu ve eklemek gerekirse bir de suçları.suçları saç örneklerinden tespit edildi.hayal komitelerinin karşı yakadaki bir hücresi tarafından çalınmış ve bir meçhuldeydi.bense bir şarap mahzeninde.

Silahını ve ömrünü bana doğrultmuş o kadından tam üç sanrılı yıl sonra…

o gün o kadınla o sorgudan aniden yeni başlayan bir köşeye sinecek ve ömür boyu hayal birliklerine teslimi reddederek şerefle yeni bir birikim hücresinde üç yılı plan 1 ve 2 yi hazırlayarak geçirecektim.

11
Zaman yerkürenin naif bir kızıllığıdır diyorum.şarap mahzeninde şarapsız üçüncü günüm az sonra dışarıda yeni bir hüznün peşinden gideceğim.el ve ayaklarım ve bilincim normal.alan açık,ıslattım kendimi.sabun kokuyorum.

Beni bekleyen caddeye pencereden selam veriyorum.
Şarap kokuyor en sarı iklimler,en sert,acı ve soluksuz iklimler.
Yavaş yavaş ayılmış hayalleri ayak üstüne kaldırıyorum kendimi ise rafa…

Avatar

Latest posts by Selim Koç (see all)

Article Categories:
Yeraltı Edebiyatı

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.