Kayıt Ol
Eyl 3, 2015
1306 Views
0 0

Sanat Aşkı ve Uhulu Aşk

Written by

Bendeki yazma aşkıyla kalktım ve bu küçük sanatsal anekdotumu yazdım.Yanlış anlaşılmasın,yazma sanatı büyük,çok büyük, sonsuz…benim yazım küçük,minicik bir anekdot,içinde biraz felsefe, biraz aşk, biraz sanat barındıran.
Sanatı aşkla yap, aşkı ise sanat gibi.Sanat sadece resim mi,fotoğraf mı? Hayır ! Kesinlikle hayır !
Kitaplığın da bir sanat, yaptığın bir yemek, odanın dekorasyonu da.Yeter ki yaptığın her şeyde aşk olsun. Kurduğun sofrana masa örtüsünden önce aşk ser, ördüğün kazağa ilmek ilmek doku aşkı.
Aşkı  hafife  alma, o da bir sanattır.O sanatı  yapabilen de var layıkıyla ya da özensiz, zerafetsiz bırakıp  kaçan da ya da uhuyla !!! Hemen burada aklıma geliveren bir yasanmışlığı   aktarayım.
Bir akşam komşu ziyaretine gitmiştik ki bizim oralarda sıkça  yapılan bir adetti. Yeni evlilerdi. Kapıyı  ev sahibi yeni gelin açmıştı. Elimdeki hediye paketini uzatırken,gelinin bize değil de yan tarafa baktığını  gördük. Gözleriyle birini süzüyordu, çok geçmeden anladık kime baktığını, tabi ki taze  kocasına bakıyormuş. Olsun bize de bakar nasıl olsa dedik. Damat Bey biraz utanarak, karıcığının  göz hapsinde, bizi salona buyur etti. Genç ve güzel kadın bütün gece boyunca gözünü taze kocasından alamadığı  için, nasılsınız demek de, kahveye, çaya  ben  yardımcı  olayım demek de bana kalmıştı. Sohbet eşler arasında gayet iyi devam ederken, biz bayanlar bir türlü fırsat bulamıyorduk konuşmaya  taze gelin hanımın kocasını  aşkla seyretmesinden ötürü. Bari eşlerin konusmasına dahil olsa, yok ne gezer, sadece ön izleme, orta izleme, gecenin sonuna doğru son izlemeyi de bitirdi de biz de müsaade isteyip kalktık. Bizi uğurlarken gözlerini bir an olsun taze kocasından alamayan gelin, eliyle ama bize yine bakmadan güle güle yaptı. Gördüğünüz  gibi bu kadıncağız  aşkın sanatını, uhulu aşka çevirmişti. Birinci evlilik yıl dönümlerinde de ayrıldılar zaten. Aşk sanatında uhu kullanmayınız lütfen ! ! ! Neyse, başka bir alana, konuşmaya geçelim.
Konuşmada da görürüz aşkı, ya da konuşmayı  aşkla yaparız. Kurduğumuz cümleler boğazımızın her boğumundan geçerken, düşünüp bekler, dilde yuvarlanır ve aşkla sulanırsa işte o konuşmada nezaket olur, aşk olur. Konuşma sanatı,  karşıyı  kırmaz, hedef  almaz, ortaya aşkla yayılır. Ses tonundan, ifade şeklinden, seçilen sözcüklerden, hitap edilenin yüreğine  ılık meltem dokunur, okşar, huzur yayılır  bedene. Beden mutludur. Ruhun gülümsemesi, ağızdan yüksek bir sesle dışarı atılır… İşte budur kahkaha !
Bakın, gördünüz mü  yaptığınız her işe sanat, sanata da aşk kattınız  mı, her anınız coşku, neşe dolu, enerjiniz yüksek, pozitif ( son yıllarda hep duyduğumuz, bazen yapıp, bazen uygulayamadığımız bir kavram ) bir  devridaim…
Sanat aşkı  ve  uhulu aşk, böyle bir şey. Demedi demeyin !..

Elagoksel

Yazmak, yazmak, yazmak,on üç yaşından beri yazmak,beraberinde birçok ödül,üniversitede iç mimarlık,yayınlanmış dört kitap ve yine yazmak, yazmak ve yazmak.
Avatar

Latest posts by Elagoksel (see all)

Article Categories:
Anekdot

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.