Sende bir rüzgâr var denizler kadar derin
En imkânsız düşlerim derinliğindir senin
Neleri veririm bir bilsen derinliğin olsa yerim
Varlığınla avunuyorum biçareyim
“Ey aşkından mefta olmuş gönül!
Bas git buralardan..” diyor bir ses.
En ıssız köşelerde bitir kalbinin işini
Nereye giderim ki senin olmadığın
Hayatımın tek keşfi senken;
İnemem ki senden derine ben
Çöllere düşen mecnun misaliyim
Bastığım her adımda seni arar izlerim
İnsanoğlu benim kadar aciz olmuş mudur sevgilim?
Zamanla hislerim değişirmiş güyar
Olmaz derim o iş kefene sarılmadıkça
Layığım olan tabuta yakışırım da oldukça
Ama daha rastlar mı sana benden bilmem
Mavi kelebeğin rüyasıdır sevdam
Ay gibi parlayan gecenin karanlığında
Duruyor savunmasız mağrur bir mefta
Işıksız yerde bile parlıyor bir satırlık
Kağıtlara dökülen bir asırlık mısra…