
İçiyorum içim acıyor içiyorum
hiç farkettiniz mi bilmiyorum
içerken gözlerimi kapadığı mi
ama nereden fark edeceksiniz ki
ben her zaman ki gibi içerken de yalnızdım
sonra elimdeki kadehi peynirin yanına koyuyorum
kül tabağında ki sigara mi alıyorum
dudaklarındaki sevdayı yaşarcasına
değdiriyorum dudaklarımı
içime çekiyorum dumanı
tıpkı senin nefesini içime çektiğim gibi
sonra ayrılıyor dudaklarım sigaramdan
içime doluyor duman nefesin yerine
gözlerimden iki damla akacak oluyor yaş
ama durduruyorum onları
çünkü gözlerim sen dolu
seni bir sevmedim nede bin
bilmiyorum işte kaç kez sevdim
ben seni aldığım her nefeste sevdim
sende verdiğim her nefes kadar gittin benden
keşke diyorum nefesim kesilse de
vermesem nefesimi
sende gitmesen
şimdi önümdeki kadeh bitti şişedeki son damlada
dolaptaki şarapta da
sigaramda bitti
hala nefes alıyorum
seni daha çok sevmek için
hala nefes veriyorum
senin daha çok gitmen için
ben bu bitmiş halime bakmadan
seni daha çok sevebilmek için
nefes alıyorum
yine biten bu içki masasında