Kayıt Ol
Haz 21, 2014
797 Views
0 0

Sınıftayım, Elimde Kitabım…

Written by

Bu yazacağım anı benim unutulmazlarıma daha ilk andan girmişti. Girmişti çünkü akademik bir çatıda gelmişti başıma, yani üniversitede. Sanırım trajikomikti biraz ve biraz da dramatik belki mesleki açıdan bakıldığında.

Genelde yaptığım gibi biraz erken gitmiştim okula o gün de. Okumaya olan merakım, beni bir kaç saat erken atardı okuluma. Yine o günlerden biriydi bu da, kahvemi aldım ve birkaç arkadaşımla kısa sohbetler edip sınıfa doğru yol aldım. Okulum da uzadığı için fazla keyifli olmadığımdan kısa kesiyordum sohbetlerimi o sıra. Neyse geldim dersin olacağı sınıfa. Aşina olduğum ama tanımadığım yüzler vardı ön sıralarda. Arkaya doğru attım kendimi ve oturdum bir sıraya. Bir saat kadar vardı derse. Kulaklığımı takıp başladım okumaya kitabımı. Severek okuduğum bir kitaptı çünkü bölümümle alakalıydı, merak uyandırıyordu.

Yine baya derinlerine girerek okuyormuşum ki fark etmedim yanıma gelen çok tanımadığım fakat selamım olan çocuğu. Yanımda olduğunu fark edince hemen çıkardım kulaklığımı ve merhabalaştım onunla.  Belli ki bir derdi vardı, soru sormak gibi bir hali vardı sezinlemiştim. Beklediğim gibi de oldu ve aramızda tam tamına şu kısa sohbet geçti:

O: ”Sen her hafta başka bir kitapla geliyorsun ya hani okula.”

Ben: ”Evet.”

O: ”Gerçekten hepsini okuyor musun, yoksa hava atmak için mi getiriyorsun?”

Ben: ”Saçmalama, tabii ki de hava atmak için getiriyorum, ne okuması?”

O: ”Cidden her sayfasını okuyor musun?”

Ben: ”Oğlum yok ne okuması hava atmak için getiriyorum dedim ya.”

O : ” Ciddi misin sen?”

Ben: ”Sence?”

Aynen bu sohbet geçti aramda bu ‘üniversiteli’ ile. Sanırım verdiğim cevaplar gayet doğruydu. Bugün arada düşünürüm ve hala hak veririm kendime bu geçtiğim dalgayla alakalı. Düşünsenize bu insan yarın öbür gün iş hayatına atılacak, belki toplantılara girecek, belki işe insan alan kademede olacak. Bu bir tehlike değil mi? Bu bir drama değil mi? Acıklı olayın dibi değil mi mesleki açıdan bakıldığında? Üniversite çatısı altında sorulacak soru ya da sorular mıydı bu tanık olduklarım?

Hiç kızmadım ama ona, acıdım belki biraz. Üçüncü sınıfa gelmiş bir insanın seviyesi değildi seviyesi asla. Kendini geliştirebilmesi, dünyasını ve ufkunu büyütmesi gerekirdi çoktan. Bu kadar ezik kalmaması gerekirdi düşünsel bazda. Zaten ben de sessizce ve tebessüm ederek ayrıldım yanından, ona acıdığımı ve üzüldüğümü belli etmeden.

Ertugrul Tuncay

Yazmak, bir nevi konuşmaktır okuyanla.
Yazmak, içten gelen bir dışavurumdur.
Yazmak, nefes almaktır.
Kısacası yazmak, yaşamaktır.
Avatar

Latest posts by Ertugrul Tuncay (see all)

Article Categories:
Anı

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.