Tarifi yok kimi acıların, seviçlerin.
Böyle taa en derinde, senin bulamayacağın, kimsenin göremeyeceği kadar taa en derinde acılar çekersin. Sen bulsan koparıp atamassın taa en derinden gelen acını. Çünkü; alışmışsındır, sabah kahvaltın, beş çayın, kapı anahtarlığın, duş terliğin, yastığın, ekmek arası domates peynirin, nefesin ve yüreğin olmuştur taa en derinde bulunan acın.
Ne onunla yaşaması mümkün ne onsuz yaşamak mümkün.
Farkına vardığında bu düşüncenin, aklına gelir kaçma isteği. Taa en derine kaçma, kimsenin sesini duyuramayacağı, göremeyeceği bir yere kaçma isteği, toprak ile bir olma isteği doğar ya içine, işte onu da anlatamazsın kimseye, çünkü taa en derindedir sevinci.