Yüreğimle kalemi tuttum elimle tabancayı
İki valiz biri eski
Biri sadece kan dolu
Sen sana karşı gelen bütün dünyadan
Bir masadan Bir kâğıttan bir lambadan çıkarırdın bütün öfkeni
Bense ağlardım yol boyu
Hiçbir vedayı sevmez Ankara otogarı
Sen iyisi mi hüznü avcuma gizleyen
Açtığın büyün yaralara sor
Çünkü ancak onlar anlatır veda etmenin
İç bulandıran kasvetini
Bütün otobüsler ve otogarlar kavuşma özlemiyle
Yanıp tutuşurdu tabancam şakaklarıma dayanmasaydı eğer
Akıl ve kalp arasındaki uzun meydan muharebelerini
Bir yana bırakıp ortak bir pencereden baktı bütün iyiler ve kötüler
Arkadan el sallayan gözü yaşlı sevenler
Ve son kez Ankara’ya bakarken
cama sıçrayan kan…