Alevler var Sıcak, kırmızı alevler Bir martı sesi Bir bardak dolusu deniz Bir araya gelirse gözlerimiz Boşalı verir bir dolu deniz Söner bütün alevlerimiz
Akrep ve yelkovan arasındaSessizce kayboluşunu izledimYağmurlu akşamın hüzünlü sabahındaÖzlemle bekleyen gözlerimle sana sarılmak istedimTozlu raflardaki kayıp aşk kitabının sayfalarındaKavuşamıyor birbirinden ayrılan sözcükler birbirineYankılansa sevgiliye haykırışım ayrı dünyaların kıyısındaAğlar yüreğim kavuşamadı…
Tükendiğini bile bile sallanmak Salıncak hayallerin salınmayacak parçaları Belki de saklambaç oynarken yitirilen gri bedenler Hızlı hızlı yazıyorum Bir yere yetişmek amacım Kutsal emanetleri İstanbul’a getirmek Zeki olduğunu sanmak kadar…
Sevmeyi öğrendin, ruhun bir yaşında Sevdin, ruhun iki yaşında Ayrılmayı öğrendin, ruhun üç yaşında Ayrıldın, ruhun dört yaşında Vazgeçmeyi öğrendin, ruhun beş yaşında Terk edildin, ruhun altı yaşında İhaneti tattın, ruhun yedi yaşında Aldatıldın, ruhun sekiz yaşında…
Fırtına Limanın olsa yüreğim Bu fırtınası bol denizden kurtarsan kendini. Savrulurken koskaca deryada Koca yüreğin. Gemi değil Artık bir sandal. Ben kaptanıyım buraların Çok fırtınaya tutuldum. Sen bilmezsin Bu deryada boğuldum. Boğuldum da Hep doğdum. Sabah güneş gibi Gece ay gibi.…
Ben hiçbir şeyi yakalayamadım… Kaçan otobüsü… Kaçan çocukluğumu… Kaçan insanları… Kaçan hayatı… Ben her şeyi kaçırdım biraz… İneceğim durağı kaçırdım… Aklımı kaçırdım biraz… Ben her şeye geç kaldım biraz… Çocuk…
Ben unuttum her şeyi biraz… El ele tutuşmayı… Sarhoş olmayı… Sokaklarda aylak aylak yürümeyi… Gülmeyi… Sevmeyi… Aşık olmayı… Koşmayı… Hayal kurmayı.. Çocuk olmayı… Her şeyi unuttum ben Tekrardan öğret bana……
Dudaklarımım dudaklarına hapsolduğu… Ellerimim ellerine hapsolduğu… Kalbimim kalbine hapsolduğu… Duygularımın duygularına teslim olduğu… Aklımın aklına hapsolduğu… Gönlümüm gönlüne teslim olduğu Bir hapishanedeyim…. Cezam müebbetlik… Suçum sadece sevmek… Suçum sadece gözlerine…
Nasıl koşmalıyım kaçırdığım hayaller otobüsünü yakalamak için? Nasıl aşık olmalıyım kaçırdığım aşıklar durağını bulmak için? Nasıl sevmeliyim kaybedenler tarafında olmamak için? Nasıl bakmalıyım kaybettiğim umutlar durağını görmek için? Ne kadarını…
Erkek dediğin, Fatih Sultan Mehmet gibi olacak Konstantinopolisi hiçbir şeye değişmeyecek Konstantinopolisi fethedebilecek… Erkek dediğin, lider olacak ama acımasız bir lider olmayacak… Erkek dediğin, tek renk olacak, değişmeyecek… Gerektiğinde masaya…
Kalplerimiz kaç kere kaynatılmış birileri tarafından Gönlümüz kaç kere çalınmış birileri tarafından Aklımız kaç kere kiralık katiller tarafından öldürülmüş Düşüncelerimiz kaç kere soğuk bir mezara sallanmış Sevgilerimiz kaç kere açıp…