Mar 31, 2014
1181 Views
0 0

Tutulma…

Written by

 

tutulma

Gök bilimcilerin ve astrologların hesaplayamadığı bir şey oldu dün.

Güneş tutuldu.

Sizin dünyanızla güneşinizin arasına bir şey girdi,

Ama ay değil.

Bu durum

Olsa olsa bazılarınızın aymazlığıydı size göre.

Çünkü yüzlerine tutulan ampullerin ışığını güneş ışığı sananlar vardı yıllardır.

Gördükleri karaltıları

Işığa çok bakmaktan sanıyorlardı,

Ki onlar ayakkabı kutularıydı

Ve sayılamayan, sıfırlanamayan paralardı.

Siz öyle değildiniz oysaki.

Yaklaşan bir tutulmanın farkındaydınız çoğunuz.

Eninde sonunda sizin dünyanızla güneşinizin arasına

Bir şey girecekti.

Karanlık yaklaşırken

Güneşi göresiniz diye

İsli camlar tutuşturdular ellerinize.

Birileri kulaklarınıza yavaş yavaş güneşli günlerin geleceğini,

Her tarafta sarı güller açacağını falan fısıldadı günlerce…

Ama olmadı.

Saatlerle sınırlı bir güneş tutulmasının

Günlere, aylara ve yıllara yayılması söz konusu artık

Ve arka arkaya felaketlerin yaşanması da mümkün…

Güneş tutuluyor diye

İsli camlar ardından güneşe bakanlar

Ve ellerinize isli camları tutuşturanlar,

Bunun bir doğa olayı olduğuna inandırmaya çalışıyorlar bizi şimdi.

Oysaki değil.

Yine de umutsuzluğa yer yok değil mi?

Bahar geliyor,

Kan kırmızı gelincikler fışkıracak topraktan.

Sarı gülleri sulayan bahçıvanları da,

Güneşi karartmaya çalışanları da

Tan kızıllığında bırakmak gerek öyleyse.

Mademki: “Güneşin zaptı yakın”

Güneşin batıdan doğacağı günü bekleme sakın.

Kıyametin yaklaşıyor çünkü.

Nostradamus bile

Yazmadı bunu…

 

 

 

Article Categories:
Eleştiri

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.