Uçurum gibi birşeydi o son düzlükten sonrası..Ama neden gülümsüyordu güvenle? Neden biraz daha umursamaz çekiyordu o havayı içine..
Başı dönmüştü çam ağaçlarının kokusundan.Ellerinin içine bir avuç kırmızı toprak aldı ve onun kırmızılığının ellerine yayılmasını izledi.
Bir kez daha derinden çekti nefesini içine…Gözlerini değdirdiği ağaç kim bilir kaçıncı kez sararıp solduktan sonra yeniden yeşermişti onu hayal etti istemsizce….Eğdi başını önüne, kafasına hücum eden binlerce düşüncelerle, istekleri avucundaki toprakla birlikte yere döktü ve ağır ağır adımlarını gezdirdi o toprağın üstünde..Sahi o toprakda da yeşerir miydi başka bir ağaç?Ya da bir başka adım gezermiydi o kırmızılığın üstünde. Sevmiyordu gelecek ile ilgili düşünmeyi.Gelecek gelir mi hiç bilmeyecek olmanın hırçınlığını taşırdı üstünde…Uçuruma arkasını döndü daha bir güvenle gülümseyişini yerleştirdi yüzüne ne olacağını bilemese de uçurumdan uzaklaştıran bir kuvvete sahip olduğu için sevindi, şükretti ve uzaklaştı oradan…