bana senin adını rüzgar fısıldadı
sensizlik, terk edilmiş kulenin son asil misafiriydi
balıkların suya son merhaba dediği akşamda
doluya tutulmuş işportacı
kara borsa olmuş romanlar..
esaretin hakkı
ölmeden önce arzuladığım bir sen değildi
dudakların ya
ahhhhh tenin bile değmedi
bağırdın kızdın gittin
üzüldün yıktın geçtin
sen sendin ya, hep severdin
beni ben olduğum için
trendeyim gidiyorum sebepsiz
“biletler, biletler!” geliyor bir makinist
nerelisin diye soruyorum, aldırış dahi etmiyor
yaşadığım şu gün..
yalan olduğu bariz
görüş günümde ziyaretime gelen olmamış
gecenin dördü biraz üşüdüm o vakit
uzun zamandır yazmıyordum seni parmaklarıma
uzun zamandır almıyordu aklım seni
uzun cümleler kurduğumdan ötürü ayıplanırım hep
uzun zamandır sevişen iki kuş görmedim, duymadım
özledim belki kokunu.. unutamadım
uzum zamandır.. seni kendime yasaklayamadım