Ne rüzgar
ne duman
Ne kalem
ne kağıt
Ne yağmur
ne de fırtına
varlığına delil bugün
“Varlığın düştüğümde kaldıran bir karanlık el”
Hani en mutlu günümde
Hani ağlamak gelmişti ya içimden
Hani demişlerdi
dur makyajın akacak
kadın yaratılmanın kaçınılmaz laneti
ve
içine düştüğüm trajikomik ruh halleri
Tek bir şey söylemiştin sen
Dik dur,eğilme!
Bir ömür ihtiyaç duyacağım cümle
Senin dudaklarından
dökülmüştü ya hani
Bir hayalete mi sarılıp savaşmalıyım bugün
Bu eskitilmiş hatıra
yaşadığım sürece
dik tutmalı belki de beni
boyun eğdiysen yaşamıyor sayılırsın
Öyle mi ?
Kendimle baş başa kalmayı
inan sadece bunu arzularken
Keser miyim şikayetçi olmayı
bu deli kadından,kendimden
Ya da senden
Sahi, kafayı mı yemeliyim bugün
özlemden