Hepimizin olmasa da çoğumuzun hayat gayesi var. Hayaller çeşit çeşit yer tutuyor nefes aldığımız alemde. Kimi mütevazı oluyor kimi cüretkar; kimi gürültülü oluyor kimiyse sessiz…
Hayaller, gayeler iyi hoş da bir de elalemin hayalleri var es geçilmemesi gereken. Hani ortalama standardın kişisel yeteneklerin önüne geçmesi hali. Hatırladık kanımca çoğumuz bu durumu. Hani komşunun çocuğunun genele uyan bir işte çalışması veya kabul gören bir bölümde okuması durumu. Hani sesinizi çıkardığınızda hemen susturulup komşu çocuğuyla kıyasa girebilecek bir role büründürülmeniz durumu.
Ne kadar çok rastlarız bu tarz hikayelere. Eğer okuyorsak daha ilk dakikada okulda tanışırız bu geleceklerine baştan ipotek konulan insanlarla. Okul evresi bittiyse memnuniyetsiz çalışma arkadaşlarımız olarak çıkarlar karşımıza bu defa. Elalem denilen lanet dünyanın suçsuz mahkumlarıdır bu insanlar. Sorulmamıştır idealleri, hayalleri, ne yapmak istedikleri… Varsa yoksa genel kabul gören ve görece şık ama çoğu zaman yine görece sıkıcı dallara yolcu edilmişlerdir. Sözde başarılı bireylerdir dışarıdan bakıldığında. Hepsinin bir masası, mevkisi vardır fakat kimse sormaz mutluluklarını her nedense. Herkesin merakı, maaşlardır, terfileridir. Aile bile çoğu kez sormaz, es geçer mutluluğu. Belki de yıllar önce yaptıkları yanlışın üzerini örtmeye devam etmek durumunda oldukları içindir, kim bilir!
Sonra toplumsal çıkarımlar yapılırken denir ki, ‘ İnsanlar mutsuz, umutsuz.’ Neden mutlu olsun ki insanlar? Çoğu sırf genel kabul ve elalem uğruna feda edilmiş, mutsuz ama sessiz insanlar. Yıllar, bu insanlara sadece yorgunluk ve bezginlik vermiştir yapılan işten alınmayan keyif ve haz dolayısıyla. Bu yüzden şaşmamak gerekir mutsuz çalışanlar korosuna.
Oysa ne kadar zor olabilir ki insanların hayallerine bizim de sahip çıkmamız? Evladımızın, arkadaşımızın, yakınımızın hayaline saygı duymak, ona o yolda şans dilemek ne kadar imkansız ve lüks olabilir ki? Komşunun çocuğu kazansa (sözde) kıyamet mi kopar sahi? Sanmam. İnsanlar sevdikleri yerlerde olurlarsa var olduklarını hissederler. Bırakalım var olmuş veya olacak bireyler yetişsin arkamızdan. Varsın kabul görmemiş olsun yapmak istenilenler, hayaller sözde elalem tarafından. Ölümlü hayatta ölümsüz değerler bırakacak bireylerden daha önemli değildir elalem yargıları veya komşu çocuğu çıkmazı.