Belki başınıza gelmiştir; Genç yaşta hayat tarafından sikilip gebe kalan bir hayatınızın olduğunu düşünün. Ya da siktir edin, düşünüpte içinize karamsarlık düşürmeyin.
Hayatım her zaman pişmanlıklarla, hatarlarla, pislikle, korkuyla, delilikle geçti. Deliliğim, benim sahip olduğum en değerli şey sanırım belki biraz da aşk. Vücüdun istenmeyen yerinde istenmeden çıkan tüy gibi hissediyorum belki de gerçekten öyleyim. Acıma duygusu yok olmuş bir deliyim. Hatta bazen sahip olduğum 5 gram aklım benden sıkıldığını söylüyor; KURTULMAK İSTİYORUM SENDEN!
Zaman zaman salıyorum aklımı bazen gidip bir kaç saat gelmiyor bazen bir gün.. Ama mutlaka geliyor. Benim sadık dostum! İşin ilginç yanı bunca kötü duyguya rağmen kendimi mutlu bir rüyadaymış gibi hissediyorum.
Sonra bir gün zararını görüyorsun deliliğin ve o güzel mutlu rüya sonra eriyor.. Kaçıp, saklanmak, kurtulmak istiyorsun fakat kaçtıkça yaklanıyor, saklandıkça bulunuyor, kurtulmak istedikçe kelepçeleniyorsun.
Hala anlamadın mı ?
Delilik yaşanacak en güzel duygu, en güzel şey, en güzel denklem, en güzel hayat.. Sonu ölümle bitse de.. Ama akıl sağlığı yerinde olan insan korktuğu ölümden kurtuluyor mu? Ya deliler ? Ölüm delilerin korktuğu şey değil. Ölüm korkakların işidir, korkaklar da akıl sağlığı yerinde olanlardır.. Herkes biraz delidir..
Nasıl olur bu delilik ? neden olur ?
Efendim deliler seçilmiş insanlardır. İnsan durduk yere deli olmaz. Şiddet, psikolojik travmalar, ucu sonu belli olmadan içine girilip çıkılmayan kötü düşünceler. Belki biraz da aşk. Biz deliler hayatlarını toz pembe yaşamış ve yaşadıkları ucuz hayattan hiçbir şey alamamış aldığını sanan insanlara tepki olarak doğmuş mükemmel psikopatlarız. Acıya bağımlı deliler! Siktir edilmiş deliler! Dışlanmış deliler!
Bizlerin düşmanı insanlar değil, beynimizi kemiren mantık! ama bir dakikaaaaaaaa! Delilerin mantığı yok, öyle mi ? Pekala! Aşkta mantık var mı ? Yok mu ? evet! o zaman aşk deliliktir.
Anlamadın mı ?
Siktir et
.