Kayıt Ol
Kas 26, 2014
890 Views
0 0

Yaban Domuzları ve Kudüs

Written by

aksa-tehlikede

Elhamdülillah Müslümanım. Dinimin gereklerini yaparım. Yaradanı sever ONUN  hatırına yaratılana bakarım. Kulum. Şükretmek arzumdur. Lanet okumak ise kahrım. ALLAH’ a inandığım kadar Onun merhametine ve kahır gücüne de inanırım.

Peygamberi ateşten koruyan RABBİM POMPEİ’ deki halkı da taşlaştırmıştır. Hz. Nuh’un sapıtmış ümmetini boğmuş,Yunus (asl) balığın karnında yaşatmıştır.

ALLAH her şeyi gören,duyan ve işitendir. Ben eminim ki bu kadar Müslüman halkın ahı yerde kalmayacaktır. Bu kakar zulmün sonu da hayır olmayacaktır.

Ne mutlu KUDÜS ve Müslümanlar için canını hiç korkmadan ateşe atanlara. Ne mutlu onlar için konuşup dua edenlere. Ne mutlu onlar için gözyaşı dökenlere.

Ne kadar anlarım bilmem. Belki de hiç anlamıyorum. İnandığın din uğruna aşağılanmak,dövülmek,sövülmek şerefini.Ama çok iyi bildiğim bir şey var: HOŞ GELDİN CAHİLİYE DEVRİ.

İnsanlar daha övüne dursun. Teknoloji çağındayız,laik ve çağdaşız.Kültürlü aynı zamanda hoş görülüyüz. Bunların hepsi safsata cahiliye devrinde bile hiç bir Yahudi Mescid-i aksa ‘da bu kadar rezillik çıkartmadı. Hani sizin çağdaşlığınız,dinlere ve o dinin mensuplarına saygınız.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fetih ettiğinde kiliseye sığınan hiç bir insana zarar vermemiş, Ayasofya’dan başka hiç bir kiliseyi camiye çevirmemiştir.

Elbet sabredeceğiz. Bu Kudüs’ün ve bizim sınavımız. Biz kurtuluşa ereceğimiz günü bekleyelim o zalimler ve onlara destek veren yaban domuzları ise kahrolacakları günü.

Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa’nın da dediği gibi son ere. son mermiye ve son damla kana dek ORAYI koruyacağız. Çünkü biz Müslümanız. Bizim arkamızda ALLAH var. O zamanında Kabe için nasıl ebabil kuşlarını gönderdiyse Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa için de zalimlere aynı eziyeti yaşatacaktır.

Mescid-i Aksa’yı  savunan insanların üzerine tazyikli lağım suları atan zihniyet bilmiyorlar ki bizim için bu Efendimiz(sav) in  ter kokusu kadar mukaddes ve paha biçilmez bir hediyedir. Yazık ki aradan geçen bu kadar yıl bunları onların anlamasına yetmemiş.

Biz özgürüz. Hiç aşağılanmadık. Biz hiç kısıtlanmadık. Çünkü buna hiç bir yaratılmışın gücü yetmez. Çünkü ALLAH buna izin vermez.

İkinci dünya savaşında insan haklarının gözetilmesi için kurulan ama bozuk bir atık fabrikasından farksız olan o kuruluşlar, kendilerinin ceza ve hüküm zamanları geldiğinde hiç kimsenin onlara yardım etmediklerini görüp yalvaracaklar.

işte o zaman kayıtsız kalan taraf biz olacağız. Çünkü bize verilen merhamet nehri onlara sıra geldiğinde kuruyacak.

Herkes şunu bilsin “Batı hangi maskesiyle büyük Doğu’nun çocuklarını vurursa vursun biz savaşmaktan vazgeçmeyeceğiz.” taki zafer bize nasip oluncaya kadar.

Şu an içime hapsettikleri mi ifade etmem imkansız. Ancak bunları size yansıta bilirim. Mehmet Akif İnan ve Mescid-i Aksa şiiriyle;

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnını koydum
Sanki bir yer altı nehr çağlıyordu

Gözlerim yollarda bekler dururum
Nerde kardeşlerim diyordu bir ses
İlk Kıblesi benim ulu Nebi’nin
Unuttu mu bunu acaba herkes

Burak dolanırdı yörelerimde
Mi’raca yol veren hız üssü idim
Bellidir kutsallığım şehir ismimden
Her yana nur saçan bir kürsü idim

Hani o günler ki binlerce mü’min
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim nebi’ler yüzü hürmetine
Cevaba erişen dualar vardı

Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Mü’minde yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Götür müslümana selam diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslâm diyordu

 Mehmet Akif İnan

SENANUR BUDAK

Avatar

Latest posts by Senanur (see all)

Article Categories:
Hayata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.