Kitap Gönder
Eyl 1, 2018
130 Views
0 0

Yürü Aslanlı Yolda!

Written by

Bir elimizde kazma ötekinde kürek kazıyoruz ürkerek
Akan kan un öğütecek bu acıya nasıl dayanır yürek
Kim bilir kaç kez kaç kanlı bıçaklı oldu Mu ile Atlantis
Şeytan girmese koynuna yutmaz Deniz sönmezdi ocak

Tarih unuttu acıyı elemi gömüldü gömüleli okyanusa Mu
Azgın sular karayı yutarken çırpınan bir can kurtuldu mu
Tutunacak dal aradı gözleri köpük köpük sular yutarken
Arkasından gözyaşı döken ağıt yakan cananı oldu mu

Evren var oldu olalı tarih kızılırmak gibi alkan akıyor kan
Anaların gözyaşı hiç kurumadı her zaman yaş kan revan
Olan hep geride kalana oldu çocuk yetim kadın dul kaldı
Görülmedi gidenin geri geldiği boş yere arama bulaman

Devran sular seller gibi akar geri dönmemek üzere gider
Alp dağı doruklarında gezen güneş’in çocukları ne derler
Her boy ve soya değişik efsane yazmış onu dinler tarih
Anneler üzülüp gözyaşı dökünce kadermiş ağlama derler

Killere kazınan çivi yazıları silindi kayboldu kara toprakta
Kızlı erkekli küçük çocuklar kurban edilip veriliyor Hak’ka
Değişti eski bildiklerimiz indi atomun altına kuantum fizik
Gönder bulutları Güneş ışık saçsın yürü sen aslan’lı yolda

Hayal’im işin ne Mu’da Atlantis’te İnka’da Eski Mısır’da
Gitme Sümer’e karıştırma Urartu’yu Aztek’e hiç uğrama
Uzaklaşma Anadolu’dan Ege’de su ısındı Karadeniz dalgalı
Kudurmuş okyanus açılma Ak Deniz’e en sakini Marmara…

Necati Kavlak

Kavlak Necati

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Şiir

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.