Batı Avrupa, Charlie Hebdo saldırıları sonrasında hızla dünyalar çatışmasına doğru yol alıyor. Durum Türkiye’de göründüğünden çok daha vahim ve de endişe verici. Charlie Hebdo katliamı ile düne kadar Almanya’da ırkçı yürüyüşler düzenleyen aşırı sağcı kesimler, çoğunluğu oluşturan liberal kesim arasında görünmezlik pelerinine büründü ve hayal bile edilemeyecek sarsıcı gelişmelerin yaşanması belki de an meselesi. Şiddet olaylarına sebebiyet verebilecek olayların biri de Oslo’da başlatılmış olan bir siber etkinlik. İsmi bile Batı Avrupa’daki muhafazakar Müslüman çevrelerin tüylerini diken diken edici türden: “20 Mayıs’ta Herkes Muhammet Karikatürü Çizsin!”

Etkinliğin tanımı ise şöyle: “«Herkesin Muhammet Karikatürü Çizme Günü» şu fikre dayanıyor: Eğer yeterli sayıda insan Peygamber Muhammet’in karikatürlerini çizer ya da paylaşırsa, teröristler herkesi öldüremeyecek. Bu faaliyet 7 Ocak 2015’teki Charlie Hebdo terör saldırısına ifade özgürlüğünü ve demokrasiyi korumak adına bir cevap niteliğinde olacaktır. Lütfen katılabileceğini düşündüğünüz herkesi davet edin. Dikkat: Bu etkinlik Müslümanlara saldırı amacı içermemektedir ve nefret söylemleri en kısa sürede silinecektir.”
Oslo’daki Rasjonalitet isimli ateist grubun organize ettiği etkinliğe son 24 saat içerisinde 1,500’ü aşkın kişi katılacağını belirtti. Benzer eylemlerin sonuçlarının nereye varacağı bir muamma, fakat ne ifade özgürlüğüne ne de sağ duyuya bir yararı olmayacağı muhakkak.
Hatırlarsanız Gezi olaylarının yaşandığı günlerde şiddet yanlısı gruplara gün doğmuştu. Çünkü belediye otobüsüne molotof kokteyl atan da, sokakta kimseye zarar vermeden yürümek isteyen de aynı kodese atılmıştı. Avrupa’da son iki gündür gerçekleşmekte olan sosyolojik dalgalanma da bu örnekten farklı değil. Düne kadar aşırı sağcı olduğu için her kesim tarafından itilen ırkçı gruplar, liberal kesimle kaynaşmış durumda ve hatta, Breivik yanlısı olan kimseler travma içerisindeki toplumu istediği gibi yönetebilmeye başladı. Bu tespitin doğruluğunu en güzel teyit eden örnek işte bu Facebook etkinliğidir.
Hala sağduyarlılığını koruyan kesimin sesi ise oldukça kısık. Ne politik çevrelerden, ne de sivil toplum örgütlerinden yapıcı ve birleştirici adımlar atılmış değil. Boşluk ve kargaşadan en çok yararlanan çevre ise ırkçı gruplar oldu. Bu koşullar altında en büyük görev yurtdışındaki Müslüman derneklerine düşüyor. Batı Avrupa’nın her ülkesinde Türk Diyanet Vakfı’nın temsilcisi rolündeki, iyi organize olabilen dernekler bulunuyor. Yurtdışındaki vatandaşlarımızı ve diğer müslümanları koruma görevi şu anda bu temsilcilerin omuzlarında. Atacakları olumlu ve yapıcı adımlar, rüzgarın yönünü değiştirecektir. Hiç kimse bu katliamı kınadığı takdirde, Charlie Hebdo’nun İslamî değerleri rencide eden karikatürleri teyit ettiği anlamı çıkamaz. Örneğin, Norveç’te çok iyi organize olabilen onlarca Türk derneği ve bir de federasyon bulunuyor. Bu derneklerin temsilcilerinin Fransız Konsolosluğu’na düzenleyeceği bir taziye ziyareti en yapıcı ve anlamlı adım olacaktır.
Yurtdışındaki Türk temsilcilikleri meydanı ırkçı çevrelere bırakmamalı. Kontrolden çıkan olaylar sebebiyle en çok müslümanların can güvenliği tehlikeye girecektir.
Sercan Leylek / Oslo