Gayrı sana bakmazlar, gün düşmekte yavaştan
El çek gölgem, el çek usulca, topraktan taştan
Çekil de gecenin bağrı incilerle dolsun
Siyah tülbentin üzerine hilal taç olsun.
Yığın ordu pamuktan, ne kılıç var ne kalkan
Kubbeyi yırtan bir çığlık, bir harbe cereyan
Göğün harbinde şimşekler tepemde güreşsin
Dur güneş, sen karışma! Kurutursun, ateşsin.
Ne başım belli ne ucum, bir kansız iskelet
Ne suya dilekçem var ne tohuma vasiyet
Ben kuşlara yurdum, ben karıncaya bulutum
Benim ben, içime girsem kendime tabutum.
Bedenim kıpraşmaz da ruhum küheylan gibi
Ölsem de yıkılmaz şu gövdem, Süleyman gibi.
Maphusta cinayet gibi, kör yerinde maltanın
Ölüyorum, keskin dudaklarında baltanın.