Ne oldu kadın kazana düşünce gözün mü açıldı?
Yüzün vardı da ruhumu koklamaya, içine çekmeye neyim deymedi?
Yakışmadık mı ciğerlerine?
Hayırdır.
Kendine mi yakıştıramadın (!)
Ne salakmışsın be kadın. Bi boku anlayamadın.
Herşeyi gören gözlerin kendime kötülük yapmayacağımı göremedi mi?
“Yakın arkadaş olamayız artık.”
Pehh.. Ne büyük şeymiş.
Sen hiç benim olmama ihtimalini aklının ucuna getirdin mi?
Aklının ucu nerede bilmezsin bile belki. Düştüğü an oraya düşünceler acır her yanın.
Sen hiç benim senin olmama ihtimalini düşündün mü?
Ben çok düşündüm, işte o yüzden birbirimize söyleyemediğimiz şeyler var.
İşte o yüzden susuyorum ben.
Olacaksa sen konuş kadın.
Eğer düşüncelerinin düşmesini istemiyorsan aklının ucuna, istemiyorsan içinin acımasını susma.
Konuş.
Ben konuşursam sıkıntı olur, sur’a üflenmişe döner dünyamız.
Alır rüzgar bir o yana bir bu yana vurur boş kalan bedenlerimizi.
Birazda kendi lehine çalıştır övündüğün mantığınıda mutlu et kalbini…