Kayıt Ol
Haz 17, 2014
1048 Views
0 0

Anneler

Written by

Anne… Anne demek canın diğer yarısı demek hatta canın diğer çoğu kısmı demek, anne demek yaşayabilmek ve sonrasında yaşamayı öğrenebilmek demek.

Hayatta maddi karşılığı olmayan emekler vardır. Haliyle maddi olmadığı için manevi değerlere dayanır bunlar. Bunlar da yani manevi değerler de kendi aralarında belli dallara ayrılırlar ucu bucağı olmayan. Bu uçsuz bucaksız dallarda iki dal vardır ki asla ama asla karşılığı olamayacak kadar kıymetli değerlerdir ve bunlar anne ve babamızın, üzerimizdeki emeğidir.  Babaların emeklerini de asla yadsıyamayız fakat annelerin emeği başkadır üzerimizde.

Son zamanlarda dışarıdayken gözüme çarpan ve sık rastladığım benzer kareler var maalesef. Bazı evlatların annelerine karşı isyanları artık evlerden caddelere taşmış durumda.  Çoğu genç ya da çocuk anneye karşı aşırı derecede tahammülsüz nedense ve her nasılsa. Her söylenene karşı çıkmayı, anneyle her konuda zıtlaşmayı, ona ses yükseltmeyi, ona isyan bayrağını çekebilmiş olmayı büyümüş olmak sana bir kesim var maalesef gözlemlediğim kadarıyla. Bu halleri genelde babaya karşı harekete geçemediği için anneye karşı harekete geçiyor. Hep merak ediyorum bu tahammülsüzlük neden oluyor? Ergenlik denilen bir dönem var hepimizin geçirdiği ama o ergenlik sınırsız hak vaat etmiyor şüphesiz ki bizlere. İşin garibi o hallerde anneye aşırı tahammülsüz iken bir arkadaşa veya bir sevgiliye daha tahamüllü yaklaşabiliyoruz. Bu biraz paradoks gibi geliyor bana. İyi de o anne değil mi seni dokuz ay karnında taşıyan? O anne değil mi her hastalandığında başucunda sabahlayan? O anne değil mi her sınav sürecinde dualarla kapıda bekleyen? O anne değil mi hep merak eden, iyiliğimizi dileyen? O anne değil mi her koşulda arkamızda dağ olan? (Babamızla beraber) O anne değil mi kırılan o olsa bile barışmaya ilk  gelen ve ilk adımı atan? O anne değil mi hayatını sana, bana, bize adayan? Söyle değil mi?

Bunların yanı sıra tabii ki uyuşmazlıklar, fikir ayrılıkları ve dolayısıyla tartışmalar olabilir anne-evlat arasında burada sorun yok. Hatta bu, sağlıklı bireyler yetiştirildiğinin göstergesidir aslında. Ama bile bile tahammülsüzü oynamak, kendini aşırı serbest hissetmek ahlaki açıdan ve bunlardan güç alarak anneye yüklenmek ise var olan durum, buna da benim tahammülüm yok asla!

Herkesten daha çok tahammülü hak eder anneler ve tabii ki saygının da en büyüğünü aynı zamanda. Bize düşen vazife ise annelerimize son nefesimiz ya da onların son nefesine kadar asla saygısızlık ve ihmal etmemektir, kalplerini kırmamaktır ve onların gurur duyacağı evlatlar olarak yaşamaya çalışmaktır.

Bütün iyi niyetli annelere saygılarımla…

Ertugrul Tuncay

Yazmak, bir nevi konuşmaktır okuyanla.
Yazmak, içten gelen bir dışavurumdur.
Yazmak, nefes almaktır.
Kısacası yazmak, yaşamaktır.
Avatar

Latest posts by Ertugrul Tuncay (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.