Duvarlarda gezinen gölgeler.. çıtırdayan kapılar ve hiç tanımadığın ufak tefek sesler.. gece yarılarına kadar onu düşünürsen olacağı budur tabi.. aklım; aşkın halüsinasyonuna girmiş, gözlerim kulaklarım bir korku içinde..
Gözlerim onu görmeyi hayal ediyor kulaklarım ise ayak seslerini duymaya çabalıyor. Bunların hepsi belki o gelir diye.. aklımda kahkahaların, gözlerinin parıltısı ve aşkımdan yücelmiş o periliğin..
İçimdeki ümitler seni arzularken korkularım daima üste çıkıyor. Kalbim sana açılan bir cennet misali sana daima sarılıyor. Varlığın öyle mutlu ederdi ki bir parça çikolataya bile değişmezdim meleğim..
Unutmak mı ? galiba asla.. tek başaramadığım bu kötü oyunda başarısızlığa köle olmuşum. Sana muhterat ettiğim sevgi parçalanmaz bir bütün olmuş.
Cem Adrian’ın da dediği gibi; Aşk bu şehri terk etti meleğim. Sevgimi o kadar güzel yaşıyorum ki ona kıyamıyorum. Unutmak isterken unutamıyorum. Çabalarım sadece boşa çıkıyor kadınım..