Kayıt Ol
Ara 24, 2018
193 Views
0 1

Aşk – Kaçırılan Fırsatlar

Written by

Kendini bir otobüs yolculuğunda düşün, pencere kenarındasın, upuzun bir yol var gidilecek. Oturmuşsun, pencere kenarında gidiyorsun ve gittiğin yolda manzara çok güzel. Hani böyle sahil şeridinden gidiyorsun, deniz manzaralı, kumsal var, güneş denizin üstünde parlıyor.Denizin üstünde martılar uçuşuyor. Lakin güneş hafiften üstüne vuruyor ve seni rahatsız ediyor azıcık,ama yine de razısın bu işkenceye. Çünkü manzara güzel, başına klimanın üflemesi vuruyor, bir yandan da güneşin sıcağı seni terletiyor hafiften. Kulaklığının bir tanesini takmışsın kulağına sevdiğin şarkılardan biri çalıyor. Zevkini çıkarmaya çalışıyorsun ama bir yandan da rahatsızsın azıcık. Boyun da uzun tek başına oturuyorsun bacaklarını açmış yayılmışsın. Aklında sadece o manzaranın güzelliğiyle şarkıyı birleştirip rahat bir yolculuk yapmak var. Derken biri oturuyor yanına ve rahatın bozuluyor, bacaklarını topluyorsun sıkış tepiş bir duruma geliyorsun. ” Lan nerden çıktı bu da şimdi” diye yanındakine göz ucuyla bakıyorsun, bu arada terliyorsun hafiften, çünkü güneş cam kenarında olduğun için sana vuruyor. Aradan bi 5 dk geçiyor ve durumdan iyice rahatsız olmaya başlıyorsun… Kafayı kaldırıp bi bakıyorsun ki otobüste başka boş koltuklar var ama o kişi yanına gelip oturuyor. Sen de diyorsun içinden ” lan o kadar boş yer var niye bu benim yanıma geldi allasen “. Bu arada terliyorsun, strese giriyorsun. Lakin o yanındaki kişi hafiften bacaklarını dışarı doğru çekmeye başlıyor, biraz vakit sonra sana bir mendil uzatıyor alnındaki teri silmek için. Sen uzun boylusun, o bunu fark ediyor, rahat oturman için kendi rahatını bozuyor. Ama hiç oralı olmuyor ve teşekkür edip “sağol gerek yok” diyorsun. Ve bütün yolculuk boyunca sırf o manzaranın tadını çıkarmak için, sırf o manzaraya kilitlendiğin için, o manzaranın seni bütün yolculuk boyunca meşgul edeceğini düşündüğün için o kişiye dönüp bakmıyorsun bile. Rahatın bozuluyor değil mi ? Halbuki o olsa da olmasa da o güneş sana vuracak ve seni rahatsız edecek. İşte o kişi aslında boş yere senin yanına oturmadı, seni düşündüğü için, sana vuran ve seni rahatsız eden güneşi görüp sana yardımcı olmak için, terini silmek için, bir şişe su verip sıcaklığını almak için oturmuştu. Ama o manzaraya o kadar kilitlenmişsin ki bunu fark edemiyorsun.
Ne olursa olsun ben cam kenarında oturacağım dedin ve acı çekmeye razı oldun, ama kimsenin bu umurunda değildi. Bir tek o kişi senin bu halini görüp yanına geliyor ve sana mendilini veriyor, su ikram etmek istiyor. Koca ototbüste 50 kişilik otobüste bir tek o seni düşünüyor.

İşte insanların yaptığı en büyük hata da bu… Sen birşeye takılıp kalıyorsun ve etrafındaki seni düşünenleri görmüyorsun, sen sadece manzarayı düşünüp anlık bir zevk içinde kayboluyorsun. Sonra yolculuk bitiyor, ter içinde ototbüsten iniyorsun, gideceğin yer için taksi ararken o kişiyi bir araba almaya geliyor, sana da teklif ediyor ” gel beraber gidelim gideceğin yere seni bırakayım” diye, lakin sen hala daha o manzarayı düşünüyorsun. Halbuki o manzara geçti gitti. Ve o kişi kendisini almaya gelen lüks arabaya biniyor ve deniz manzaralı evine doğru tek başına gdiyor, halbuki sen otobüste o uzattığı mendili ve suyu kabul etsen, tanışacaksın onunla. Sonra bu tanışıklığınız ilerleyecek, o kişinin evine gidip bir kahve iceceksiniz, evindeki manzaranın tadının çıkaracak ve sonra tekrardan yine o evde o manzaranın karşısında tatlı tatlı kahve içiyor olacaksınız. Sen asla sahip olamayacağın birşeyle anlık zevk yaşamaya çalışırken, acı cekerken, önünden hatta yanından geçen fırsatları kaçırıp gidiyorsun…Durakta iniyorsun,anlık manzarayı düşünüyor, dolmuşa biniyor ve gecekonuduna gidiyorsun, o kişiyse havuzlu deniz manzaralı villasında balkonda tek başına kahvesini yudumluyor. Halbuki o kişi o kadar kişi içinden senin yanına geldi oturduydu. Ama sen başka şeye takıldığın için bunu göremedin. İhtimali göz ardı ettin.

Aşkın iki yönü vardır. sen bir şeye takılıp kalırsın, ve önünden nice fırsatlar geçer….Sen tercih edersin ama eline birşey geçmez, sadece hayaliyle kalırsın… Cennetin kapılarında isim yazmaz lakin anahtarını sana getirenler çıkar. Ama sen bakmak değil görmeyi bilmediğin için bunu fark etmezsin.

huseyin can

huseyin can

Kafasına göre takılan biri...
huseyin can

Latest posts by huseyin can (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.