Bir gün Bir akşam karartısının başlangıcında Belki hiç akşam olmayabilir Beklediğin sabahın güneşi Altın perdeleriyle Şafaktan erken doğabilir Hayatına Belki
Unutma ki Aynı göğün altında Altın kadehlerini tokuşturuyoruz yağmurların Saçlarımızı aynı rüzgarlar tarıyor Ve aynı kuşlar ötüyor dallarında ağaçlarımızın Gök kuşaklarımız aynı renklerde Gülüşleri şehrimizin çocuklarının Hep aynı …
Neydim Kimdim Nereden gelip nereye gitmiştim Kaç asırlık ömrüm vardı Ve talan olmuş kaç yitik şehrim Ufuklarımda uçan kuşları, özgürlükten mahrum Kaç gökyüzü kaçmıştı gözlerime Neydim Ve kimdim…
Varlık içinde yokluğum ben, Sessizlik rüzgarlarında savrulan bir gemi, Istanbulda taksim meydanı, Seven kalpte bir yarayım, İstanbulun fethinde yeniçeriyim, Vatan toprağına düşen mehmetçiğim bazen Aklini ekmek arası yapıp…
Gece yorgunlukları arasındayız Gözlerim gözlerine kenetli Yorgunuz ikimiz de Gitmeliyiz Beyaz kanatları arasında Gelecek olanı vapuru bekliyoruz Mavi beyaz sonsuzluklara açılacağız Ellerim ellerinde Ellerin ellerimde Şehirler kuracağız kendimize Yakıp,…
Her şeyi unutmalıyım diyordu. Gözlerinin önünde gerçekleşen korkunç cinayet, yıllar geçmesine rağmen bilinçaltının o köhne, karanlık sularında saklanıyordu. Uyku uyuyamaz hale gelmişti. Ne vakit gözlerine bir parça uyku düşse…
Anne bak palyaço demişti her çocuk gibi o da parmağını uzatarak. Yüzündeki tebessüm mutluluğun son kalesi gibiydi sanki o gülmeyi kesse mutluluk yok olacaktı. Gerçi her çocuk gibiydi…
Bırakın Dökülsün gözyaşlarım yanaklarımdan Süzülsün usul usul bu ağıtlar geceye Gökteki yıldızlar titresin Titresin utancından acziyetine insan Filistin, Doğu Türkistan Kırım kanayan yaram Bırakın süzülsün gözyaşlarım…
Güller Kanayan yaralarda açan Gölgelerde kan saçan güller Bülbüllere aşk Sevgiye şafak katan güller Sevgisizliğin kurak topraklarında Sevgi esaretine mahkum kalan güller Gidin sevgiliye Gidin yaralarımın sebebine, tesellisine Söyleyin soldu…
Karanlık Duvarların gözleri koyu karanlık Gece vakti otopsisinde Ruhumu parçalayan hançerin Bir yüzü siyah bir yüzü karanlık Boşluk Göğün neşter kesiği göğsünde Kocaman bir boşluk Karanlık dudakları bulutların Bu…
Bir veda ki ansızın rüzgarlara bırakılan Gözlerden yaş düşürüp Kalpleri hüzne boğan bir veda Bir veda ki Dudakları titreten Depremleri inim inim inleten Çölleri sele boğan Zamansız bir veda Bir…
Kır artık kalemini ufaklık Yalanlara sarılmış mutluluklarıyla Size anlatılan dünya değil burası Parkları, sokakları hep beton deryası İnsanları o sokakların karanlık köşelerinde Azgıncasına kanlı…
Ansızın, en zifiri anında uyanıyorum gecenin Saat tik taklarıyla açıyorum gözlerimi Kızıl bir ay konmuş gökyüzüne Yıldızlar terk etmiş fırça siyahı kadife örtüyü Düşünüyorum Düşününce Sen düşüyorsun paldır küldür düşlerime…
Direnmeyeceksin ters akan zamana Ve esen sert rüzgarlara Direnirsen dalların kırılır ya İşte o yüzden bırakacaksın kendini Rüzgar ve su sürükleyecek bilmediğin yerlere Ve sen Unutacaksın bazen öylesine Zihninin en…